YÜZDEN KİŞİLİK OKUMA İDDİASI
MAKALE
Paylaş
09.02.2026 21:53
413 okunma
Prof. Dr. Cağfer Karadaş

أعوذ بالله، بسم الله...

وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِسٖيمٰيهُمْؕ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فٖي لَحْنِ الْقَوْلِؕ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ

“İstesek onları sana gösteririz ve sen yüzlerindeki işaretten onları tanırsın.

Ama sen onları kuşkusuz konuşma tarzlarından tanıyacaksın. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.”

(Muhammed 30)

Bu ayet sahabe toplumu içinde inançlarını ve düşüncelerini gizleyen münafıkların tanınmasıyla ilgilidir. Tefsirlere baktığımızda ayetle ilgili çok farklı yorumlar bulunmaktadır. Bunlar içerisinde üç yorum öne çıkmaktadır:

  1. İmam Mâtürîdî’nin yorumu: Şayet dileseydik, münafıkların yüzlerine kendilerini ele verecek bir işaret koyar ve açıkça senin görmeni sağlardık. Ayrıca sen onları sözlerinden de tanıyabilirsin. Ama Yüce Allah bunu yapmadı. Öyleyse sen onları sadece yaptıkları işlerle tanıyabilirsin. Mâtürîdî’nin çıkardığı sonuç: “İnsanların kişilikleri ve ahlakları yüzlerinden, konuşmalarından, sözlerinden ve beden yapılarından değil, ancak yaptıkları fiillerden ve ortaya koydukları davranışlardan anlaşılır.
  2. Fahreddin er-Razî’nin yorumu: Dileseydik o münafıkların içlerinde olanı sana gösterir ve sırlarını açığa çıkarırdık. Bunun için hiçbir engel de bulunmamaktadır. Bütün bunları göstermeyişimiz, onlardan çekindiğimizden değil, irademizin bir gereğidir. Onların sizin tarafınızdan tanınması ancak konuşmalarındaki yalan dolan iledir. Çünkü onlar ne verdikleri sözde dururlar ne vaatlerini yerine getirirler ne de doğru söz söylerler.
  3. İbn Kesîr’in yorumu: Eğer dileseydik ey Muhammed biz o münafıkların kim olduklarını sana gösterirdik de sen onları gözünle görürdün. Ama Yüce Allah zahire göre hüküm verilsin ve halkın tamamı değil sadece bilmesi gerekenler bilsin diye münafıkların hepsinin tanınmasını irade etmemiştir. Ancak söz söyleme tarzlarından ve yüz ifadelerinden sen onları tanıyabilirsin. 

Bu yorumlardan anlaşılıyor ki kişilerin yüzlerinden, ellerinden veya beden yapılarından kişiliklerinin okunması söz konusu olmadığı gibi el, yüz, ayak gibi uzuvlarındaki çizgilerden yola çıkılarak şahsiyetleri hakkında fikir yürütülmesi doğru değildir. Zaten bunu Mâtürîdî açıkça ifade etmiştir.

Demek ki insanların göz renginden, yüz ve el çizgilerinden veya vücut yapılarından yola çıkarak kişilikleri hakkında hüküm vermek, boş ve sonuçsuz bir uğraştır. Bu alanda Batıda fizyonomi İslam dünyasında ilm-i kıyâfet ve ilm-i firâset adlarıyla bilinen sözde bilimlerin de bir geçerliliği bulunmamaktadır. Günümüzde “yüzden tanıma sanatı” veya “yüz okuma sanatı” formatındaki piyasa sürümleri de aynı şekildedir. Bütün bunların kahve fincanındaki çizgilere bakıp türlü anlamlar uydurma falcılığından bir farkı yoktur.

Bu sözde bilimler yoluyla kişilerin şahsiyetleri ve ahlakları hakkında yargıya varmak, eğer olumsuzluk içeriyorsa su-i zandır, bunlar sohbet konusu yapılıyorsa bir yönüyle gıybet diğer yönüyle iftiradır. Eğer yorumlar olumluysa kişileri boş beklentiye sokmak veya hayal kırıklığına uğratmaktır. Dinî ve itikadî açıdan ise gaybdan haber vermek veya Hz. Peygamber’e bile verilmeyen bir özelliğin kendisinde olduğunu iddia etmektir.

Hz. Peygamber “Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah"ın nuruyla bakar.” buyurdu ve ardından, “Elbette bunda düşünen ve görenler için ibretler vardır” (Hicr 75) ayetini okudu. (Tirmizî, Tefsîru"l-Kur"ân, 15) Bu hadiste anlatılan husus, müminde bulunan gizli bir güç değil inanç, amel ve ahlak bütünlüğünün sağladığı iman olgunluğu ve direncinin kişiye yansımasıdır. Günümüzde Gazzelilerin Siyonistler karşısındaki direnç ve direnişi buna çarpıcı örnektir. Yukarı geçen Hicr 75. ayetindeki mütevessimîn (مُتَوَسِّمِينَ) “düşünen, ibret alan ve hakikati görenler” anlamına gelmektedir. Ayet, Hz. Lût kavminin helaki sonucu arkalarında bıraktıkları kalıntılara ibret gözüyle bakılmasını bize bildirmektedir. Bu ayetin hemen sonrasında gelen “O kavimden alta kalan kalıntılar müminler için ibretlik işaretler taşır” (Hicr 77) ayeti de bu manayı desteklemekte ve Sodom Gomore sapkınlığı karşısında müslümanca duruşun nasıl olması gerektiği bildirilmektedir. (Mâtürîdî, Te’vilât, III, 59, Hicr 75; Ebü’l-Leys, Tefsîr, II, 223).

Fahreddin er-Râzî bu son ayete şöyle bir yorum getirir: Bütün müminler şunu çok iyi bilir ki Yüce Allah peygamberlerinin intikamını sapkın cahillerden işte böyle alır. İnanmayanlar ise bütün bu olayları ya evrendeki gelişmelere ya gökteki yıldız kavuşmalarına ya da feleklerle ilişkilere bağlarlar (et-Tefsîru’l-kebîr, XIX, 203; ayr bk. Ebussuûd, İrşâdu’l-akli’s-selîm, V, 171).

Öte yandan hadiste geçen “O, Allah’ın nuruyla bakar” ifadesini de iman ve ibadetin kişiye sağladığı ilahî tevfiktir. Tevfîk, Yüce Allah’ın mümin kuluna lütfu ve desteğidir. Bir mümin eğer ihlas ve samimiyetle ibadetlerini yerine getirirse küfre, şirke ve günaha düşmekten bu ilahî tevfîk sayesinde korunur. “Namaz çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar” (Ankebût 45) ayeti ile “Mümin bir delikten iki kere sokulmaz” (Buhârî, Edeb, 83) hadisi tam da mümine yönelik bu desteği bildirmektedir.

Bazı hadislerde Hz. Peygamber’in bir kişinin nesebini tanımaya yönelik el, yüz ve ayaklardaki benzerliklere itibar ettiğinin bildirilmesi, o dönem şartlarında ve tıbbî testlerin bulunmadığı ortamda soy benzerliğine itibar edilebileceğine işaret eder. (Müslim, Kitabü’’r-Rada’. 39). Zaten çocukların anne-baba ve yakınlarına benzemesi kalıtımsal (irsî) olup bir ahlak ve şahsiyet işareti değildir. Aksi takdirde yani yüz hatlarının ve el çizgilerinin ahlakı ve şahsiyeti gösterdiğini iddia etmek ırkçılık olur. Nitekim Yüce Allah’ın “Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve kadından yarattık, tanışasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, takva sahibi olan yani O’na itaatsizlikten sakınanızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir ve her şeyden haberdardır” (Hucurât 13) ayetinde üstünlükte değer ölçüsünün bir aileye, kabileye veya millete mensubiyet değil takva olduğunu bildirmiştir. (bu ayetin yorumu için bk. https://www.anahaberyorum.com/yazar.aspx?ID=68785)

Üstelik benzerliğinin kesin delil sayılmadığı şu olayda net bir şekilde görülür: Sa’d b. Ebî Vakkas ile Abd b. Zem’a bir çocuk hakkında davalaşırlar. Sa’d çocuğun kardeşi Utbe’ye ait olduğunu, Abd ise kendi kardeşi olduğunu, zira babasının yatağında dünyaya geldiğini ileri sürer. Hz. Peygamber çocuğun yüzüne bakar Utbe’ye benzediğini görür ancak “çocuk kimin yatağında doğduysa ona aittir” buyurarak çocuğu Abd b. Zem’a’ya verir (Müslim, Kitabü’’r-Rada’, 36). Buradan anlaşılıyor ki çocuğun bir kişinin yatağında doğması somut ve kesin delildir, benzerlik ise ihtimallere açık olup zan ifade eder.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki yüz, el ve ayak gibi organlardan veya beden yapısından yola çıkılarak insanların ahlakı ve kişiliği hakkında hüküm vermek zandan öte bir anlam ifade etmez. Eğer bu zan kişinin kötülüğü yönünde olup toplum içinde imajını bozacak bir yorum içeriyorsa su-i zan anlamına gelir.

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakınınız; çünkü bazı zanlar günahtır. İnsanların özel hayatını ve gizliliklerini araştırmayınız, birbirinizin gıybetini yapmayınız. Hanginiz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bunu tiksindirici buldunuz değil mi? (İşte bunları yapmak ölü eti yemek gibidir) Allah’a itaatsizlikten de sakınınız. Allah her zaman tövbeleri kabul eden ve rahmeti bol olandır.” (Hucûrât 12).

21 Şaban 1447 / 9 Şaban 2026

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya