Muharrirlik, zorlu bir dava ve ağır bir mesuliyettir. Muharrir; din ve devlet işlerinin ruhunu kavrayan, toplumu ve düşünceyi sistemli bir şekilde şekillendirme kudretine sahip olan bir fikir ve idrak sahibidir.
Bir muharririn asıl vazifesi, kalemiyle fert ve toplumu ahlâkî bir istikamette inşa etmektir. Kalemini, çağın kontrolsüz kitle psikolojisine teslim ederek değerleri yıkmak için değil; asırlardır oluşmuş edebî ve ahlâkî birikimi koruyup geliştirmek için kullanmalıdır. Aksi hâlde kalem, bir inşa vasıtası olmaktan çıkar, tahrip aracı hâline gelir.
Günümüzde basın, yayın ve sosyal medya çoğu zaman bu dengeyi kaybetmiştir. Bir tarafta ehil olmayan kalemlerin din adına yanlış ve yüzeysel yorumları, diğer tarafta ideolojik yaklaşımların etkisiyle dinî ve insanî değerleri sarsan içerikler öne çıkmaktadır. Bu durum, toplumun değer dünyasında ciddi bir çözülmeye yol açmaktadır.
Tanzimat’tan bu yana bakıldığında, milletin ruh kökleriyle bağlı, güçlü ve derin fikirler üreten muharrirlerin sayısının azaldığı görülmektedir. Bu boşluk, toplumun fikrî ve ahlâkî gelişimini de olumsuz etkilemiştir.
Bugün birçok alanda yüzeysel, derinlikten uzak ve fikir asaleti taşımayan yazılar çoğalmıştır. Bu durum, toplumun düşünce seviyesini zayıflatmaktadır.
Kalem, medeniyetin en önemli unsurlarından biridir. Muharririn görevi imha etmek değil, ihya etmektir. Kalem; toplumun ahlâkını ve düşünce yapısını şekillendiren güçlü bir etkendir. Yanlış kullanıldığında toplumu yıpratır, doğru kullanıldığında ise aydınlatır ve inşa eder.
Bu yüzden muharrir, dış etkilerle yönünü kaybeden değil; hakîkat ve değerler doğrultusunda istikametini koruyan kişidir. Toplumu yıkıcı düşüncelere karşı koruyan bir fikir ve değer savunucusudur.
Gerçek muharrir; sürüklenen değil sürükleyen, yıkan değil inşa eden, menfaatini değil hakîkati önceleyen kişidir. Gerekirse kendi rahatını ve çıkarını feda ederek toplumu ayakta tutan değerleri savunur.
Sonuç olarak, toplumun yeniden ihyâsı; fikir çilesi çeken, hakîkat uğruna yazan, kalemini ahlâk ve değerler doğrultusunda kullanan gerçek muharrirlere ihtiyaç duymaktadır. Kalem ancak bu şekilde bir medeniyet ve diriliş aracı olabilir.
Selam ve dua ile.