İran, savaş, değişim ve Türkiye
MAKALE
Paylaş
25.10.2026 21:43
400 okunma
Nasuhi Güngör

İran, bölge, değişim ve Türkiye

2025 Haziran ayında İran’a yapılan saldırılardan bu yana aynı tezi savunuyorum. 28 Şubat tarihli ABD-İsrail saldırısıyla ortaya çıkan savaş bu tezimi değiştirmedi.

Nükleer güce sahip olup olmamak üzerinden yürüyen suçlamalar savaşın temel gerekçesi gibi sunuldu. Teknik olarak bunun gerçekle bağı çok zayıf değil. Ancak asıl meselenin, merkezinde bulunduğumuz bölgenin değişim ve dönüşümü olduğunu savunuyorum. Elbette dünyada bunu dile getiren pek çok isim ya da kesimle birlikte.

İRAN’DA NE OLDU?

ABD Başkanı Trump’ın saldırgan ve tehditkâr dili, İran’a yönelik saldırıyı vurulan hedefler, bombalar, ağır silahlar ve büyük askeri teknolojiler üzerinden anlamaya zorladı çoğumuzu. Sıradan ve aceleci tezlerle, bu devasa gücün İran’ı yerle bir edeceği, halkının ayaklanacağı, rejimin köklü biçimde değişeceği konuşuldu. Bu bir algı oluşturma çabası kadar, Amerikan gücünün “eşsiz” olduğuna adeta iman edenlerin de zihin dünyasını yansıtıyordu.

İran’da askeri anlamda sonuç alınamadı, halk ayaklanmadı, rejim devam ediyor. Ancak bu durum ortaya çıkan tablonun ne denli hareketli, öngörülmesi güç dinamiklere sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Şöyle söylemek de mümkün. Bölgemizde hiçbir şey 28 Şubat 2026 öncesi gibi değil.

SAVAŞIN YAYILMA KAPASİTESİ

Savaşın dışında kalacakları umuduyla hareket eden ve güvenliklerini ABD’ye emanet eden ülkelerin, bu savaşla birlikte hemen tüm kurguları ve dengeleri altüst oldu. Kendi savunmaları için dünyayı doyuracak kadar para harcayan ve ABD’ye yüz milyarlarca dolar ödeyen Körfez ülkeleri için, güvenliklerini kime emanet edecekleri, enerji başta olmak üzere sarsılan ekonomilerinin geleceğinin ne olacağı, Hürmüz ve Bab-ül Mendeb’te boğazı sıkılan yolların/koridorların akıbeti hala belirsiz.

KÖRFEZ RÜYASI BİTTİ Mİ?

Unutmayalım, bu ülkeler devlet olma tecrübe ve kapasiteleri çok tartışmalı olsa da konforlu, kendilerinden emin bir rüyada yaşıyordu.

İran, savaşı yine sınırlarında kabul etmedi ve gerek ekonomik, gerekse siyasi boyutlarıyla sınırlarının çok ötesine taşıdı.

Askeri kapasitesi, silah gücü azalıyor olsa da, kendisine saldıranlara ve onların bölgesel müttefiklerine maliyet üretmeye devam ediyor.

İRAN’IN STRATEJİSİ

Ağır saldırılar, ki Trump hala bu yönde tehditlerde bulunuyor, masa üzerinde göründüğü gibi hızla rejimleri değiştirmiyor. Dahası beklenmedik direnç noktaları oluşturuyor. Yaşadığımız coğrafyada adına devlet diyebileceğimiz birkaç güçten birisi olan İran, askeri üstünlük karşısında şansının zayıf olduğunu hesaba katarak bir strateji geliştirdi. Kendisinin zarar görmesinin kaçınılmaz olduğu yerde, muhataplarının da canını yakmayı hedefledi. Körfez, Hürmüz ve Bab-ül Mendeb bunun ana başlıkları.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya