Hüzünle Değil, Sevinçle Bir Veda
MAKALE
Paylaş
15.03.2026 11:14
2 yorum
607 okunma
Mesut Akdağ

İnsanların en hüzünlü olduğu anlar vedalarıdır. Bir ayrılık, bir hasret, belki de bir daha kavuşamama düşüncesi. Son bir bakış, son bir görüş… Yaşanmışlıkları alıp götüren; sevinçleri, hatıraları geride bırakan bir ayrılık.

Bu sebeple “veda” kelimesini duyduğumuzda ya da kaçınılmaz olduğunda kalbimizde bir acı çöreklenir. Uzun süre içimizi bir hüzün kaplar. Çünkü hiç kimse sevdiğinden, yaşadığı yerden, çevresinden, bulunduğu makamdan ya da hayatından ayrılmak istemez. Veda; çoğu zaman unutulmak, hatıralardan ve gönüllerden silinmek gibi gelir insana.

Evet, vedalar genellikle acıdır, hüzündür. Ama bir veda vardır ki sevinçtir, umuttur. Kalplerin kıpır kıpır attığı bir heyecandır. Müjdedir, güzel bir sondur. Ve tekrar aynı umutla kavuşulacağına inanılan bir ayrılıktır.

Şimdi merak etmişsinizdir:

 Nasıl bir veda bu? İçinde ayrılık ve hüzün olan bir şey nasıl olur da sevinç ve coşkuya dönüşür? Karşılarken “Hoş geldin”, giderken “Elveda” dediğimiz bir misafir vardır. Yılda bir defa gelir. Daha gelmeden gönlümüze, evlerimize, çarşılarımıza bir heyecan yayılır. Sevdiklerimizle onu misafir ederiz.

Misafirimizi baş köşeye koyarız. Akşamları sofralar kurarız. Hep beraber aynı vakitte, bir hurma ya da bir yudum suyla yemeğimizi yemeye başlarız. Yemekten sonra coşkuyla camide toplanırız, uzun uzun namaz kılmanın zevkini çocuklarımız, ailemiz ve sevdiklerimizle beraber yaşarız. Camilerimiz hiç dolmadığı kadar dolar. Çocukların cıvıl cıvıl sesleriyle sevinç yankılanır yüreklerde. Yıl boyu camiye gitmeyen hanımlar o ayın gecesinde namaz için camide doluşurlar. Gündüz hocanın eşliğinde Kur'an okurlar.

Herhalde hangi bir vedadan bahsettiğimi hemen anlamışsınızdır.

On bir ayın sultanı…

 Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayı.

Ramazan’ı karşılarken gönlümüzde bir ferahlık, bir sevinç olur. Sokaklarımızda bir telaş, evlerimizde bir şenlik başlar. Belki de yıl boyunca görüşemediğimiz insanlarla iftar sofralarında veya teravih namazlarında bir araya gelip Allah'a kulluk etmenin, orucumuzu açmanın ve teravih namazının sevincini, coşkusunu yaşıyoruz.

“Sayılı günler tez geçer.” dedikleri gibi o Ramazan coşkusu, sevinci ve heyecan seli geçip giderek vedaya yaklaşıyoruz. Her şey durağanlaşıyor. Gönüllere hüzün çöküyor. "Elveda ya Şehr-i Ramazan” kasideleriyle bayrama ulaşıyoruz. Dikkat edin, Ramazan'a veda ettiğimizde bayram yapıyoruz. Yas tutmuyoruz.

Çünkü, başındaki rahmetle gönlümüzü Allah’a açarız. Kulluğumuzun idrakine vararak günahlardan arınmış bir kalple ibadet etmenin huzurunu yaşarız. Ortasındaki mağfiretle de bu kazandığımız huşuyla affolunuyoruz.

Mağfiret ile af arasında ne fark var? Af, bir kereye mahsus olarak yapılan günahın bağışlanmasıdır. İnsan tekrar günaha meyillidir. Eğer işlerse amel defterine yeniden yazılır. Mağfiret ise kulun kalbinde bir dönüşüm meydana getirir. İnsan, gönlüyle Allah’a yönelir ve günahlardan uzak durma gayreti içinde yaşamaya başlar. Yani sonsuz bir af demektir.

Ramazan'ın sonu ise rahmet ve mağfirete ererek cehennemden azad olmanın müjdesidir.

Şimdi anladınız mı Ramazan'ı veda ederken neden bayram yaşadığımızı? Yaptığımız hayır hasenat, tuttuğumuz oruçlar, birbirimize karşı iyiliklerimiz, davetlerimiz, güzel davranışlarımız sayesinde Allah'ın rahmetine erip mağfirete nail olup cehennemden azad olmak. Bu, insanın bu dünyada elde edebileceği en büyük nimettir.

(Allah, şöyle der:) “Ey (Mutmain) huzur içinde olan nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön! (İyi) kullarımın arasına gir. Cennetime gir.” (Fecr 89/27-30) ayetine mazhar olmak Ramazan'ın en büyük kazancı. 

İşte bu müjdeyle Ramazan’a veda ederiz.

 Hüzünden çok sevinç,

 kederden çok umut,

 ayrılıktan çok yeniden kavuşma ümidi taşırız.

Ramazan’ın son günlerinde, Kadir Gecesi’nin gölgesinde yaşadığımız bu mübarek vakitleri en güzel şekilde değerlendirelim. Allah’ın rahmetine ve mağfiretine layık olabilmek için elimizden geleni yapalım.

Ramazan’a coşkulu ve sevinçli bir veda edelim.

Bayramımız mübarek olsun.

Bizlere müjde, umut ve Rabbimizin lütfuyla cennetin kapılarını aralayan bir tecelli olsun.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 2 yorum yapıldı
Yorum
Teşekkür ederim Allah razı olsun ağzına yüreğine sağlık abim
Yorum Ekleyen: FatmaZMUÇA     15.03.2026 13:13:25
Bayram
Amin hocam Allah razı olsun sizlerin de bayramınız mübarek olsun
Yorum Ekleyen: Ahmet Kürşat Soyer     15.03.2026 13:08:51

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya