Varoluşun Dilini Kurmak
MAKALE
Paylaş
01.03.2026 16:41
151 okunma
Prof.Dr. Mustafa Tekin

Gündelik dilin giderek değişmesi ve bu arada kullanılan kelime sayısının da oldukça düşmesi sıklıkla dile getirilen bir problem olmakla birlikte, bu konuda insanın evren, Tanrı ve eşya ile kurduğu ilişkinin yüzeyselleşmesi ve derinliğini kaybetmesi esas üzerinde durulması gereken bir sorundur.

Dini kavramların kaybedilmesi ya da toplumda içerik zafiyetine uğraması giderek belirginleşen bir durumdur. Aslında dini kavramlara yönelik kayıp ve yabancılaşma, sadece dini hayatın boyutları ve sınırlarında kalmış bir sorun olarak görülemez. Çünkü din insanın varlıkla ve bilgi ile en kapsamlı temasını kurabilecek yegane unsurdur. Dolayısıyla dinin dili ve içeriğini kaybetmiş bir insan ya da toplumda deruni bir perspektif gelişemez ve insan profili de dünyanın maddi sınırlarını aşamaz.

Her geçen sene giderek belirginleşen kayıplar toplumsal sorunların da derinleşmesini sonuçlar. Zira varlıkla ilgili derinlikli ilişkilerin kurulmadadığı için hedef ve amaçların kaybolduğu, insanların gündelik ilişkilere boğulduğu ve aşkın olanı kaybettiği bir dünya insanı hasta etmeye namzet bir dünyadır. Nitekim pratikler de maalesef böyle gelişmektedir.

Söz gelimi; 1960’larda gazete, kitap diline bakıldığında hala burada geçerliliğini koruyan bir dini dil ve kavramların varlığını görmekteyiz. O dönemin aydınları da –isterse dini bir zaviyeden bakmasın- bu dilin ve kavramların işaret ettiği dünyayı anlamaktaydılar. 1960’lı yıllarda basılan Elmalı tefsirinin diline bakıldığında anlatmak istediğim daha net anlaşılacaktır. Yine 1980’lerde bile Edebiyat kitaplarında okutulan divan şiiri artık tedavülden kaldırılmıştır. Acaba bu şiirlerin okutulmaması insan ve toplumdan neyi eksiltmiştir? Aslında kaybolan varlıkla derinlikli ilişkilerdir.

Şimdi asıl soru şudur; bugünkü gençlik dini kavram ve dinin dilinden ne anlamaktadır? Meselâ; takva, amel, halvet, ibadet, ihlas, bidat, rızık, ümmet gibi kavramlar acaba nasıl bir karşılık bulmaktadırlar? Büyük oranda bu kavramlara arkeolojik bir muamele yapıldığı düşüncesindeyim. “Amelleriniz makbul olsun”, Ümmet-i Muhammed” gibi ifadeler dağarcıktan kaybolduğu için toplumsal hayatta da karşılıkları kalmamaktadır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya