Tebliğ mi temsil mi?
MAKALE
Paylaş
21.04.2024 21:03
233 okunma
Hayrettin Karaman

Bu yazının başlığı “nesiller arasındaki mesafe”, “kendi söyler kendi dinler”, “iletişim dilini biliyor muyuz” gibi birçok ifade olabilirdi.

Niçin yazdım?

Bir WhatsApp grubunda bir okumuş yazmış hanım kızımızın, kendi zamanının okumakta olan kızı ile diyalogu.

Kız annesine diyor ki:

Tebliği bırakın, temsile geçin!

Ben daha başta fikrimi açıklayayım:

Ne tek başına tebliğ ile olur, ne de tek başına temsil ile sonuç alınabilir.

Bunlar paralel, el ele yürümelidir.

Ama mesele burada bitmiyor. Nasıl temsil, nasıl tebliğ soruları da anlamlı, gerekli ve üzerinde çalışılması gereken sorulardır.

Öyle “temsil” vardır ki kaçırır, öyle “tebliğ” vardır ki muhatabın ruh ve düşünce dünyası ile alakası yoktur.

Her ağzı olan konuşmamalı, boşluğa konuşanlar coşmamalı!

Hayli zaman önce bir fıkra dinlemiştim:

Bir dede torununu karşısına almış ve tebliğe başlamış, öyle konuşmuş ki kendi de beğenmiş, konuşmanın şehvetine kapılarak devam ediyormuş. Torunu dinler gibi yaparken elinde bir karton varmış, onu bir boru haline getirmiş, bir gözünü yummuş, diğer gözünü borunun bir ucuna dayamış ve dedesinin, kendisini hiç ilgilendirmeyen konuşmasını keserek “Dede, buradan seni görüyorum” diye seslenmiş, zavallı dede ne yapacağını bilemez olmuş ve susmuş.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Hayrettin Karaman
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

1934 yılında Çorum'da doğdu. İlk İmam Hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okulu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde okudu. İki yıl İstanbul İmam Hatip Okulu'nda meslek dersleri öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne fıkıh asistanı oldu. Yüksek İslam Enstitülerinin İlahiyat Fakülteleri'ne dönüşmesinin ardından akademik çalışmalarını tamamlayarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör unvanlarını aldı. Yarım asra yaklaşan fikir ve meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında binlerce konferans, seminer, panel, vaaz, hutbe, kurs, yazılı ve görsel medya programı, eğitim programında yer alarak eğitim, öğretim, tebliğ ve irşad faaliyetini sürdürdü. Aralarında bugünün tanınmış bilim ve fikir adamları olan binlerce öğrenci yetiştirdi. 2001 yılında yaşanan baskılara karşı çıkarak Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevinden -yaş haddi dolmadan emekliliğini isteyerek- ayrıldı. 2001-2004 yılları arasında Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesinde (Hollanda) misafir öğretim üyeliği yaptı. İslam’ın İlk Emri Oku, Nesil, İzlenim, Gerçek Hayat, Eğitim Bilim gibi dergilerde devamlı yazdı. M.Ü. İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim dalı başkanlığı ve Fakülte Kurulu üyeliği yaptı. MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan Karaman, çıktığı günden beri Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazısı yazmaktadır. Üç çocuğu, yedi torunu ve dört torun çocuğu vardır. Basılmış Eserlerinin sayısı 50 civarındadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya