Hocam içimizde bir takım kötü duygular oluşuyor, irademizi etkiliyor ve bizi yönlendirebiliyor. Bu durum kötü sonuçlara yol açıyor veya psikolojimizi bozabiliyor. Vesvese nedir ve nasıl anlaşılır?
Vesvese Arapça bir kelime olup “gizli ve fısıltı halinde söylenen söz” diye tarif edilir. Buradan yola çıkarak insanın içine doğan ve olumsuzluk çağrıştıran duygulara, telkinlere ve güdülere vesvese denildiği gibi kişiler arasında fısıltı şeklindeki konuşmalara da vesvese denilebilir. Vesvesenin en temel ve ayırt edici özelliği dayanaksız olması, olumsuzluk ve bozgunculuk özelliği taşımasıdır.
İçimize doğan her duyguya vesvese diyebilir miyiz?
Vesvese genelde içimizde beliren olumsuz duygular, telkinler, güdüler ve şüphe oluşturan sorular için kullanılır. Birilerinin aleyhine olacak şekilde gizli ve fısıltı şeklindeki konuşmalar da vesvese olarak tanımlanır. O yüzden necvâ (نجوى) denilen gizli konuşmaların şeytan işi olduğu ancak iyilik ve takva amaçlı olursa buna izin verildiği Kur’an’da bildirilir (Mücadele 8-10). Buradan da anlaşılıyor ki gizli konuşmaların hayır üzere olması sanki istisnai bir durumdur. Zaten gizli konuşma iyilik ve fayda getirici olursa izin verilmektedir. Ancak genelde gizli konuşmalar şüphe uyandırır ve kötülük çağrıştırır. Bu yüzden cin şeytanların insanın içine attığı kötü duygulara vesvese denildiği gibi insan şeytanlarının fert ve toplumun içine gizli ve fısıltı yollu yaydığı fitne oluşturan kötü, ahlaksız, gerçekdışı, saçma ve saptırıcı sorular, haberler ve bilgilere de vesvese denilir.
Vesvese daha çok hangi konularda görülür?
İnsanı ilgilendiren her konuda vesvese olabilir. Bunların başında inanç, ibadet, ahlak, insanî ve toplumsal ilişkiler, insanın tabiatla ilişkisi gelmektedir. Özellikle de kişinin odaklandığı konu ve içinde bulunduğu psikoloji vesvesenin çıkış noktası ve yoğunlaştığı zemindir. Bu aynen internette gezinirken ilgilendiğiniz bir konuya dair yoğun bir reklam mesajlarıyla karşılaşmamız gibidir.
İnanç konusunda nasıl bir vesvese olur?
İnanç hususunda iki tür vesveseden söz edilebilir. Birincisi inkâr, ikincisi ise kayıtsızlık veya aşırı yorum şeklindedir. İnsanın zihnine “Allah’ın olmadığı, olsa bile insanlara müdahale etmeyeceği, ahiretin ve hesaba çekilmenin bulunmadığı ve kötülük dolayısıyla kişinin bir yargılamayla karşılaşmayacağı” şeklinde gelen vesveseler inkâr türüne örnektir. Kayıtsızlık vesvesesi ise Allah’ın varlığı başta olmak üzere bütün inanç esaslarına karşı kişinin umursamaz ve aldırmaz bir düşünce ve tavra sürüklemeye çalışan duygular veya telkinlerdir. Aşırı yoruma gelince kişinin Allah’ın rahmetini, bağışlamasını ve cezasını kendi duygularına, durumuna ve yaşantısına göre yorumlamaya yönelik zihninde oluşan duygular veya dışardan yapılan telkinlerdir. Daha açık ifadeyle bu vesveselerin amacı Allah’ın dinini kişilerin heveslerine uydurma çabasıdır. Sözgelimi “Allah’ın rahmeti varsa bize ceza vermez.”, “Nasıl olsa Allah beni bağışlar.” “Beni bağışlamayıp kimi bağışlayacak?”, “Allah’ın ceza vermeye ihtiyacı mı var?” “Merhametli olan tanrı insanları cezalandırmaz.” “Şeriat, İslam değildir, dolayısıyla şeriat hükümlerine göre davranmak gerekli değildir.” gibi yorumlar tam da bu tür vesveselerdendir. Böylesi vesveselere kapılanlar Allah’ın merhametini dile getirirken adaletini ve hikmetini yok sayarlar, işlerine geldiği gibi tek taraflı bir bakış açısı geliştirirler.
İbadet ve ahlakla ilgili olanlar da sanki inanç vesvesesinden mi kaynaklanıyor?
Doğrudur. İbadet ve ahlak konusundaki vesveselerini temelini inanç vesvesesi oluşturmaktadır. Sonuçta inanca dair zihinde oluşan olumsuz duygular, ibadet hayatına ve ahlakî davranışlara yansımaktadır. Zaten kişinin imanı güçlü olsa ibadet ve ahlak tarafı da aynı oranda güçlü olur. Bu durumda ibadetin olmadığına veya gereksizliğine dair vesveseler inanca dair vesveseler kapsamına girer. Nitekim inanç esaslarını yok ve gereksiz sayan kişi ibadet konusunda da aynı tutumu sürdürür. İnandığı halde ibadet hayatını gevşeten vesveseler ise çoğu zaman aşırı ve yanlış yorumdan kaynaklanır. Bu da bir yerde inancın güçlü ve sağlıklı olmamasından ileri gelir. Nitekim “Nasıl olsa Allah beni bağışlar” veya “O’nun benim ibadetime ihtiyacı mı var?” gibi vesveseler bir çeşit inanç vesvesesidir. İbadet hayatında en çok görünen vesvese tembellik ve ihmal kaynaklıdır. “Daha genciz, ileride namaz kılarız”, “Çok meşgulüz ibadete ayıracak zaman bulamıyoruz”, “Abdest almak, namaz kılmak zor geliyor”, “Aç duramıyorum, o yüzden oruç tutmuyorum” gibi vesveseler insanları ibadetten alıkoyabilmektedir.
İbadeti yaparken nasıl bir vesvese olur?
Bu tür vesveseler genellikle namaz kılarken dünyevî işleri veya problemleri hatırlama, bunlarla zihni meşgul etme, bunun sonucunda da namaz rekatlarını unutma veya karıştırma; abdest ve gusül alırken uzuvların yıkanmadığı şüphesinin doğması, abdestin veya orucun bozulduğu hissine kapılma şeklinde olur. Böylece ibadet eden kişinin zihni karıştırılır ve şüphe oluşturulur. O hale gelir ki kişi abdesti bir türlü bitiremez ve namazın kaçıncı rekatında olduğunu kestiremez. Bu tür vesveseler insanları yorma, ibadetten bıktırma ve uzaklaştırma amaçlıdır. Bu konuda insan şeytanlarının vesvesesi ise daha çok ibadeti hafife alma, ihmal ettirme veya yapmaya engel olma yönündedir. İbadetten önce “Canım, Allah’ın ibadete ihtiyacı mı var?”, “Akşam kılarsın” “Namaz değil mi, kazası da olur”, “Hele gençliğini yaşa!” gibi söylemler ibadetten alıkoyan vesveselerdir. İbadet esnasında ise namaz kılanı güldürmeye çalışma, oruç tutanı bozmaya tahrik etme, hacca gideni hafife alma şeklindedir. Bu tip vesveseleri verenlerin bir kısmı dine karşıdırlar, bir kısmı ise kendileri dini emirleri yerine getirmediği için yapanları kendilerine benzetme gayretinde olanlardır. Böylece kendi kusurlarını yaygınlaştırarak psikolojik rahata kavuşmak isterler.
İnsanî ve toplumsal ilişkilerde nasıl bir vesvese söz konusudur?
İnsanî ve toplumsal ilişkiler güven ve samimiyet üzere kuruludur. Bu samimiyet ve güveni yıkmaya yönelik içimizde oluşan her duygu, düşünce ve algılar bu tür vesvese kapsamına girer. Aile düzenini tahrip eden, komşular ve meslektaşlar arası ilişkileri bozan dedi kodular bu tür vesveselerin kaynağıdır. Ayrıca kişilerin aşırı alınganlıkları, titizlikleri ve beklentileri bu vesveselerin tesirini hem genişletir hem derinleştirir.
Bu vesveselerin tezahürleri nedir?
Vesveseler sonucu içimizde bazı duygular oluşur. Yukarıda geçtiği gibi bu duygular inançla ilgili olabileceği gibi ibadetten soğutma, bıktırma ve şüpheye düşürme şeklinde ortaya çıkar. Bunların insanî boyutta eşler arasında sevgiyi azaltan, arkadaşlar arasında samimiyet ve güveni bozan tezahürleri olur. Günümüzde haber veya mesaj yoluyla algı oluşturma teşebbüsleri aslında birer vesvesedir. Kısaca vesvese korku, yılgınlık, bıkkınlık ve umursamazlık doğuracak şeklinde tezahür eder. Vesvese sonucunda yükseklik ve köprü korkusu, karanlık ve yalnızlık tedirginliği, kalabalık ortamlarda bulunamama, kapıyı kilitlediğinden veya ocağı söndürdüğünden emin olamama, insanlara karşı güven ve inanç kaybına uğrama halleri görülür. Bu tür vesveselerden kişi şayet kurtulamazsa sürekli takıntı haline dönüşür. Nitekim psikolojik rahatsızlıkların önemli bir kısmı takıntı haline dönüşmüş bu tür vesveselerdir.
Peki, Şeytanî vesvesenin ölçüsü nedir, nasıl tespit edebiliriz?
Kötülüğe, zulme ve aşırılığa çağıran, cinselliği tahrik ve teşvik eden, ahlaksızlığa kışkırtan, haksızlık karşısında susmayı telkin eden her türlü iç duygu vesvesedir. Bu duyguların cin şeytanlarının gizli telkinleriyle oluşmasıyla insan şeytanlarının açık kışkırtma ve telkinleriyle oluşması arasında bir fark yoktur. Bugün Filistin’de Siyonist zalimlerce sergilenen katliamı ve soykırımı destekleyici veya zulme ses çıkartmayı engelleyici her türlü telkin sonucu içimizde oluşan korku, yılgınlık, kanıksama veya umursamazlık duyguları birer şeytanî vesvesedir. Sosyal medyada görülen ırkçı, ayrımcı, bencil, merhamet sapması, dinî veya millî değerlere yönelik aşağılayıcı ve alaycı duygular ile insanın bedensel veya ruhsal doğallığını bozmaya çağıran her mesaj bu tür vesveseler kapsamına girer.
16 Şaban 1446 / 15 Şubat 2025