Yönetemiyorsan KAPAT!
MAKALE
Paylaş
14.01.2026 23:38
88 okunma
Sarper SAN

DÜNYADAKİ POLİTİK KAOS OKYANUSUNU GEÇ,
ÜLKENDEKİ EMEKLİ DENİZİNDE BOĞUL

Acı ama böyle.

Sen dünyadaki bütün politik tuzaklardan, kargaşadan, ihanet ve belalardan oluşan dev okyanusu politik duruş, kararlılık ve savunma sanayindeki üretimlerin ile aşacaksın, ama ne acıdır ülkendeki emekli maaşı denizini bir türlü geçemeyip boğulacaksın.

Elbette yalnızca emekli maaşı değil, şu boynumuza idam kemendi gibi yapışan ekonomi skandalı bu geçilemeyen denizin tam adı oluyor.

Gerçekten de nasıl oluyor da bu ekonomi tuzağından kurtulamıyoruz?

Normal koşullarda eğer iddia edildiği gibi enflasyonumuz böylesine yüksek, ekonomimiz bunca kötü yönetim yüzünden perişan ise, şimdiye kadar birkaç defa batmış olmamız gerekmiyor muydu?

Evet batmadık, çünkü oyunun içinde oyun olduğunu ana okuluna giden bebekler de biliyor. Peki ekonomiyi yönetenler neden hala bu konuda gerekeni yapmayıp bizi artık çoktan iflas etmiş kapitalist ekonomi teorileri ile avutmaya çalışıyorlar?

Evler satılıyor, arabalar da rekorlar kırılıyor, internet satışları uçuşta. Kargo şirketleri nefes alamıyor.

Bu durumu bizi avutmaya çalıştığınız teoriler, kitaplar neden açıklamıyor?

Buraya kadar ülkeyi yönetenlerin ve yönetmeye talip olanların koca bir ayıbını yazmaya çalıştık.

Ama buna bağlı gibi duran emekliler konusu ise tam bir rezalet ve içler acısı.

Efendim kök maaş iki çay kaşığı ölçüsünden iki buçuk çay kaşığına çıkmış.

Vay beee! Gördünüz mü olanı biteni.

Bir açıklama yapılıyor bunu dinleyen emeklinin neredeyse ağlayıp maaşını devlete hibe edesi geliyor.

Neymiş efendim bundan dört milyondan fazla kişi yararlanacakmış ve hazine bu nedenle her ay SGK’ya 60 milyar destek olacakmış.

Yaa gördünüz mü sayın emekliler devlete yaptığınızı. Durup dururken ne sızlanıp ortalığı karıştırdınız.

Yahu okyanuslar aşan, bir yılda 450 bin deprem konutu yapan bir zihniyet neden ve nasıl bozuk ekonomiye, hele hele emekli maaşına gelince stop edip, geri vitese takıyor.

Bu işin içinde bir gariplik yok mu sizce?

Nasreddin Hocanın kedi ve ciğer hikayesini mi hatırladınız?

Hatırlayın hatırlayın.

 

 

 

UYUŞTURUCU SORUŞTURMASI İLAÇ GİBİ GELDİ

 

İBB soruşturması ve ona bağlı olarak konuşulanlar, yazılıp çizilenler bir kesimi oldukça rahatsız etmişti.

Kumpas dediler, tezgâh dediler, görmezden geldiler, sustular.

Sonra ister istemez konuşanları oldu.

Ama en çarpıcı olup komedi listelerinde zirve olanı Özgür Özel’in “mart darbesi” lafıydı.

Yarım doktor candan alır sözü gibi yarım teorisyen de insanı politikadan ediyor.

Tarihin herhangi bir politik düşünürü bu lafı duysa mezarında ters döner yakın benim kitaplarımı diye inlerdi.

Her neyse bu devrim de tutmadı. Yanlarına Ramazan ayında cami duvarına işemek kaldı.

Efendim bu devran böyle gider, her gün yeni bir ifşaat söz konusu olurken ünlülere yapılan uyuşturucu soruşturması bunların kurtarıcısı oluverdi.

Nasıl mı?

İşin içinde hasbelkader birkaç ünlü televizyoncu olunca bir de bunlar “kendilerinden” olmayınca sarıldılar bu kurtuluş ipine.

İBB soruşturmasında susup susup görmezden gelenler birden ayılıp bu haberleri paylaşmaya başladılar.

Neler neler paylaşıp, savcı soruşturmasında şüphelilerin ifadelerini noktasına virgülüne yayınlamaya başladılar. Oysa sadece birkaç hafta önce İBB soruşturmasını aynı şekilde yayınlayanları eleştirip,” ayıp yahu adamlar mahkemeye bile çıkmadı” filan falan deyip yargılanma sürecine yepyeni tanımlar getirmemişler miydi?

Durum birazcık değişince ne hukuka saygı kaldı ne de şüphelilerin hakları. Ne de yargılama süreci.

Riyakarlık iyi değil lakin çok yüzlülük hiç iyi değil.

 

MANSUR BAŞKANI YÜZDE ELLİ-ALTMIŞ SEÇMİŞ

Ankara’nın susuzluğuna ilişkin bir tv kanalında konuşuluyor.

Bir gazeteci ABB eski başkanı Melih Gökçek’e “eleştirdiğiniz Mansur Yavaş ilk seçimde yüzde 50 sonra da yüzde 60 oyla seçildi.” Diyerek, ne hakla eleştiriyorsun demeye getiriyor sözü.

Gökçek, bu sözlere takılmıyor, bunu soran kişiye birkaç soru sorarak işi bitiriyor.

Aslında soruyu soran da işin farkında.  Her şey sorduğu soruda sırıtıyor.

Sen öyle bir yanıltıcı reklam, algılama yapıp Ankaralıya öyle bir hayal satacaksın ki, Ankaralı gaza gelip seni yüzde 60 ile seçecek.

İşte tam bu nedenle Mansur Başkan eleştirilmek, sorgulanmak senin kaçınılmaz hakkın.

O sana oy verenlere duymadığın saygıdan dolayı adeta alay edercesine Ankaralıyı susuz bıraktın.

Verdiğin sözü tutmadın.

Bırak su kesilmesini suyu bedava yapacaktın.

Sorun sana oy verenlere gösterdiğin vefa ve saygısızlık ve liyakatsizlik.

Seni kurtarmak isteyen gazeteci olayı ne güzel özetlemiş.

Ne derler; ”şecaat arz ederken” diye…

 

KEÇİÖREN BELEDİYESİ YAVAŞ YAVAŞ KAPANIYOR MU

çizgi film, insan yüzü, mobilya, giyim içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Türkiye’nin en büyük akvaryumu olan tesisin ardından Ankara’da Keçiören’in simgesi haline gelen teleferik de kapandı.

Başka neler kapandı veya kapanacak bilmiyoruz.

Görüldüğü kadarı ile seçimlerden önce açılışı yapılan kule de henüz hizmete girmediğine göre o da kapalı.

Anlaşılan Keçiören’in CHP’li yönetimi işin kolayını bulmuşa benziyor.

Yönetemiyorsan kapat.

Lakin sosyal medyada vb tık yok.

Ne güzel değil mi?

 

BİR ÖLÜM İLANI YALNIZCA İLAN DEĞİLDİR

Bazı gazetelerde her gün irili faklı ölüm ilanları görürsünüz.

Bunlardan bazıları diğerlerine göre farklı, düşündürücü ve fazlası ile bilgi vericidir.

Merhum veya merhume diye başlayan bu tam sayfa veya yarım sayfa büyüklüğündeki, kalın siyah çerçeve içine alınmış ilanda kökü taa Osmanlı sarayına veya Cumhuriyetin ilk yıllarındaki büyük bir aileye ya da kişiye kadar uzanan bir geçmişi görürsünüz.

Bu soy ağacını sıkılmadan okuduğunuzda karşınıza birbiri ile ilgisi yokmuş gibi duran birçok ünlünün aslında birbirine akraba olduğu gerçeği ile karşılaşırsınız.

Değişik zamanlarda belki “yahu bu kişi bu kadar nasıl zengin oldu” ya da “bu göreve nasıl geldi” dediğiniz insanların aslında sizin gibi sıradan insan olmadığını bir ölüm ilanı ile öğreniverirsiniz.

Bir ölüm ilanı asla bir ilan değildir.

Çoğu Türkiye’yi yöneten aileleri ve yöneten kişileri anlama ve çözme kılavuzudur.

MODERN SÖZLÜK

BENZEŞEREK AYNİLEŞMEK

Güçlüye özenmek zayıfın, büyüğü taklit etmek küçüğün doğal davranışları arasında sayılır.

Ne ki, bu özenti giderek özenilen kişiye benzemeye, “benzeşme süreci” de sonunda “aynileşmeye” dönüşür.

İşin içine bir de bilinçli bir özendirme ve benzeşme eylemi girer, sosyo-kültürel unsurlar süreci etkileyecek algılar vb eklenirse, sonuç bugün yaşadığımıza dönüşür.

Günümüzde hâkim ve zorba gücün dünyanın her yerinde bu benzeşme ve aynileşme operasyonunu sürdürdüğü görülüyor.

Giyim kuşamla başlayan, kahve, hamburger ve pizza ile gelişen, hâkim güç gibi düşünüp konuşan “benzeyenler”, ellerinde birer “benzeşme aparatına dönüşen“ telefonlar sayesinde koro halinde aynı şeye gülüp aynı şeylere kızıyorlar. Birer “benzeyen” olarak hareket ediyorlar.

Eğer bu oluşuma aykırı iseniz veya “benzeşme sürecinde” değilseniz sosyal medyada kısıtlamalar, sınırlamalar ile karşılaşıyor, belki de lince uğruyorsunuz.

“Benzeşerek aynileşme” hâkim zorba gücün yeni sömürü alanları oluşturma sürecinde ulaştığı en önemli aşamadır.

“Aynileşen” kişiler artık kendi kimliklerini inkâr ederek, aynileştikleri unsurlar gibi davranır.

En etkili ve en kalıcı silaha dönüşen bu sürecin iyi analiz edilmesi ve ona göre davranılması gerekiyor.

KÜTÜPHANEMDEN

FATİN RÜŞTÜ ZORLU GERÇEĞİ

MEHMET ARİF DEMİRER

PROFİL YAYINLARI-2009

metin, insan yüzü, kişi, şahıs, giyim içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Yakın tarihimizin en hazin olaylarından biridir, 27 Mayıs 1960 darbesi. İhtilal sonrası idam edilen üç devlet adamından biri de Dışişleri Bakanı olan Fatin Rüştü Zorlu idi.

Özellikle Kıbrıs konusunda ileri görüşlü bir davranışla Türkiye’nin kalıcı bir oyuncu olmasını sağlayan Fatin Rüştü Zorlu’yu daha yakından tanımak isteyenlere bu eseri tavsiye ederim.

metin, kitap, insan yüzü, poster içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Haftaya tekrar buluşabilmek dileğimle.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya