SURİYE GÜNDEMİ/2026 OCAK
MAKALE
Paylaş
29.01.2026 22:17
107 okunma
Aydın Bolat

Fırat’ın doğusunu kontrolünde tutan SDG/YPG ile Yeni Suriye yönetimi arasında 10 Mart 2025’teki “Entegrasyon” anlaşması işlemeyince 2025 Aralık sonuna kadar SDG/YPG’ye süre verilmişti. Bu süre de doldu hiçbir gelişme olmayınca 5 Ocak 2026’da Paris’te ABD öncülüğünde Suriye yönetimi ve İsrail’in katıldığı toplantıdaki görüşmeler Türkiye ile de koordine edilerek Suriye’de operasyona karar verildi. Yeni Suriye ordusunun başlattığı operasyon Halep’ten başlayarak, Rakka, Deyr-i Zor ve Fırat’ın doğusunda genişleyerek çatışmalı olarak devam etti.

Suriye El Şara yönetimi/Suriye ordusu, PKK’nın kolu olan SDG’nin Suriye’de işgal ettiği bölgeleri büyük bir engelle karşılaşmadan hızlı bir operasyonla ele geçirdi. Petrol, enerji alanları, barajlar, sınır kapıları Suriye yönetiminin kontrolüne girdi. SDG Haseke, Kamışlı, Kobani alanına sıkıştı. İngilizlerin 1919’da çizdiği “Kürdistan” haritasına kadar geriledi. Operasyona ABD, İsrail ve Türkiye bilgi ve ilgileri dahilinde sessiz, etkisiz kaldılar.

ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack “IŞID’e karşı mücadele görevi büyük ölçüde sona erdi ve ABD çıkarları El Şara ile örtüştü…” dedi.

18 Ocak 2026 ateşkesi ile SDG “Tam Entegrasyon Anlaşması’nı” kabul etti ancak alanda çatışmalar devam etti. İkinci kez 24 Ocak 2026’da 15 günlük ateşkes uzatması yapıldı. Bu sürede hapishanelerdeki IŞID mahkumları Irak’a taşınacak ve tam entegrasyon için Suriye yönetimi ve SDG arasında görüşmelerde yol almaya çalışılacak.

ABD’nin Açmazı

FED Başkanı Jerome Powel: “ABD’nin 38,5 trilyon dolarlık borcu sürdürülebilir değil.”

Meali: Matematik bitti. Biz bu borcu ödeyemeyiz. Bu yolun sonu uçurum. Yumuşak iniş yok, çakılma var. ABD’nin telaşı, saldırganlığı bundan…

ABD’nin ekonomik zorlukları, küresel konjonktür ve bölge jeopolitiği açısından Suriye’de yeni kararlar almasını gerektirdiği anlaşılıyor. İsrail de ABD’ye paralel değişimler için zorlanmış gözüküyor. Suriye’deki stratejik sonuç; SDG yerine ABD’nin El Şara ve Türkiye’yi tercih etmesidir. Örgütsel yapılar olarak bakıldığında ABD Suriye’de çıkarları öyle gerektirdiği için “at” değiştirdi. SDG/YPG’den indi HTŞ’ye bindi. Bu durum ABD’nin Suriye’den kısmen çekilmesi anlamına gelirken İsrail düşük profilli temas sürdürebilecektir. ABD “kemer sıkarken” askeri gücü ABD’nin finansmanı ve mühimmat lojistiğine bağımlı İsrail’in Suriye’de macera arayacak lüksü olamazdı.

Türkiye’ nin Kazanımı 

Geriye sahada başından beri askeri gücü ve siyasi iradesiyle bulunan, sınır hattında ve ilerisinde varlık gösteren en önemli aktör olarak Türkiye kalıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü, tek egemenliğini ve ordu birliğini savunan sahada ve süreçte kalıcı güç olarak var olan Türkiye bu son operasyondan sonra önemli bir kazanım elde etmiştir. Bu şartlarda Ankara’yı devre dışı bırakacak hiçbir Kürt siyaseti ve Suriye siyaseti artık bölgede rasyonel olamaz. Bu durum Terörsüz Türkiye sürecini de etkileyecek/belirleyecek sonuçlar yaratacaktır. Saha gerçeklerinin dayattığı mecburiyetler konjonktürün akışında sonuçlarını gösterecektir.

Suriye Haritasında Durum

SDG, Kürt nüfusunun da bulunduğu Haseke, Kamışlı, Kobani şehirlerinde isim değiştirerek varlığını sürdürebilir. ABD/İsrail Kürt kartını ileride kullanabilmek için yatırım yaptığı bu şehirleri elde tutabilir. Ahmet El Şara yönetimince Kürtlere tanınacağı belirtilen haklar: Kürt kimliği, Kürt dili, Kürt yönetiminde şehirler, Kürt bakan yardımcıları bu sonucun habercisidir. Bu aynı zamanda Terörsüz Türkiye açılımında Türkiye’ye de örnek teşkil edecek uygulamalar olarak görülebilir. PKK’nın günümüze indirgenmiş amaçları zaten buralarda değil mi?

ABD-İsrail-İngiltere’nin yüz yıllık projesi “Kürdistan” hedefi unutulmamalıdır!

Güneyde Dürzi Bölgesi tamamen İsrail’in kontrolünde bulunuyor. Eski işgal Golan Tepeleri, yeni işgal Hermon dağı (Şam’a 25km) yine İsrail’in elindedir. Süveyda ve Dera şehirleri de öyle.

Akdeniz kıyısında Tartus ve Hmeymim üsleri Rusların elinde bulunuyor. Bu alanda Tartus ve Lazkiye’de Nuseyri Alevileri potansiyel patlama bölgesi olarak duruyor.

Sınırımıza yakın Cerablus, Afrin, Tel Rıfat, Münbiç ve Tel Abyat şehirleri Türkiye’nin himaye ve kontrolünde bulunuyor.

 Merkezi Suriye yönetimi Hama, Humus, Halep, Şam şehirleri ile Rakka ve Deyr-i Zor’u kontrolünde tutuyor.

Henüz güvenlik ve istikrarı tam olarak sağlanamamış bu şehir bölgeleri etnik, dini ve mezhebi bakımdan potansiyel parçalı kantonal yapılar olarak konjonktürel risk barındırıyorlar. Suriye yönetimince entegrasyon sağlanamaz ise bu parçalı şehir/kantonal yapılar Siyonist/emperyalist emeller ve İsrail için yutulacak lokmalar olabilirler!

Yeni Ortadoğu

Suriye’deki bu son gelişmeler Ortadoğu’nun yeniden dizaynının bir halkasıdır. ABD’nin 15 yıldır eğitip donattığı, her türlü desteği verdiği SDG/PKK’nın yok edilmesine göz yumacağı anlamına gelmez. Gerektiğinde kullanmak için geri çekilmiş, rafa yedeklemiştir. Trump yönetimi Suriye’de El Şara’yı stratejik olarak tercih etti SDG’yi geri çekti. Şu an El Şara stratejik ortak, SDG taktik ortak. Bugün Suriye’deki son gelişmeler Türkiye’nin güvenliği ve yakın çıkarları açısından lehimize durumdadır. Ancak Ortadoğu bölgesinde ve Suriye’de uluslararası güç mücadelesi devam ediyor. ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, Rusya, İran ve Türkiye bu mücadelenin önemli aktörleridir. Suudi Arabistan, Katar, Mısır, BAE hattı Ürdün bile jeopolitik hesaplardadır. Unutulmamalı ki Emperyalist projeler, stratejik hedefler, kadim planlar daima vaktin hafızasındadır. Stratejik dikkat hayati önemdedir. Bölgede potansiyel tehdit gördükleri İran ve Türkiye’dir. İran; ayaklanma, parçalanma, rejim değişikliği ve ABD’nin saldırı tehditleriyle gündemdedir.

Bölge dizaynında Türkiye’yi kontrol edebilmek için Suriye gelişmeleri bir yem mi? Türkiye’nin İsrail ile çatışmasız/yakınlaşması için verilen tavizler mi? ABD 2025 Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde Kürtleri zaten Türkiye’nin himayesine bıraktıkları, Hazar-Akdeniz ABD projesinde Türkiye’yi ortak olarak bulundurmak için bir havuç mu? Gazze Barış Kurulu Planı da bu hesabın içinde mi? Soruları hep akılda tutulması gerekir.

Suriye Gelişmesinde Ortaya Çıkan Gerçekler

SDG, PKK’nın Suriye koludur ve Kandil’e bağlıdır.

Öcalan ve DEM, Kürt yurttaşlarımızı değil PKK’yı temsil ediyorlar.

PKK silah bırakmamıştır. (Operasyon zamanında Kandil’den Suriye’ye destek için intikal etmişlerdir.)

ABD dün SDG/PKK’yı NATO üyesi müttefiki Türkiye’ye tercih etti. Bugün Suriye El Kaidesi HTŞ terör örgütü menşeyli El Şara yönetimini SDG/PKK’ya tercih etmiştir. Stratejik pragmatik virajlar…

Emperyalizm için terör örgütleri kullanışlı birer maşadır ve stratejik hedeflerinin ucuz aparatlarıdır. HİBRİT harbin, vekalet savaşının militan silahıdır.

Emperyalizmin aktörlerinin planlarına, sözlerine, ilişkilerine güvenilmez. Çıkarları bitince anında satarlar!

Sonuç:

Suriye’de taşlar tam yerine oturmamıştır. Potansiyel şehir/kantonal bölgelerle tam entegrasyon sağlanamaz ise Suriye’nin parçalanma riski vardır.

 Çok dilli, çok kimlikli, çoklu yönetimli, etnik ya da dini kimliğe dayalı tepe ortak yönetimli yapıların/ülkelerin dağılma/parçalanma riskleri fazladır. Yugoslavya, Çekoslovakya, Lübnan örneği ortadadır.

Dünya; ekonomik, askeri ve stratejik dengelerin sarsıldığı, uluslararası kurumların (BM, NATO..) işlevsiz hale geldiği, ABD’nin tüm uluslararası kuruluşlardan çekileceğini açıkladığı, Avrupa ülkelerinin güvenlik endişeleriyle telaşlandığı, küresel çatışma risklerinin arttığı dünya konjonktüründe yeni ittifak arayışlarıyla belirsiz bir kaos iklimi yaşanıyor. Dünya düzeninin çöküş emareleri artıyor.

Böyle bir zaman için İtalyan düşünür Gramsci: “Eski olan ölürken, yeni olan doğmamışsa canavarların zamanı yaşanır.” demiş. “Canavarlar zamanı”nda masada olamazsak menüde oluruz. Uyarı ve ikazlarımız da bunun için…

 

                                                                                                    29.01.2026 / Aydın BOLAT

 

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya