ORYANTALİZM
MAKALE
Paylaş
27.04.2026 10:57
153 okunma
Tahsin Güngör

Binbir gece masallarından kulak aşinalığı var çoğumuzun ya da ne anlam ifade ettiği düşünülmeden kulaklarımızda kalan çekingen ve müphem bir eleştiri içeren "oryantalist" kelimesinden hatırlarız.

Eğer konu oryantalizm ise müraccat edilecek en kapsamlı ve temel kaynak Edward W. Said eserleridir.

Özellikle "Oryantalizm" adlı kitabı cılız ve dayanaksız itirazlar dışında eleştiri almamış bir eserdir. Çünkü kapsamlı ve derinlikli bir okuma, araştırma ve inceleme neticesinde yazılmıştır. Elbette her sözü şartsız bir kabul ile karşılanamaz ancak tarihi bu süzgeçten geçirerek okuduğumuzda yazılanların çoğunun doğruluğunu teyit etmiş oluyoruz. İster ortadoğu ve İslam coğrafyası isterse Türk tarihini zihnimizde bu kitaptaki "Oryantalizm" üzerine yapılan tespitleri referans alarak okur ya da bilgilerimizi bu şekilde gözden geçirirsek eserin değerini daha iyi anlıyoruz.

Çok farklı yerlerde ilgili konuya dair tarifleri olsa da bana en genel ve kapsayıcı tarifi şu oldu;

"Ana hatları ile hareket noktası olarak onsekizinci yüzyılın sonu ele alındığında söz konusu Oryantalizm Doğu'yu konu edinen kuramların tamamı, verilen beyanatlar, takınılan tavırlar, yapılan benzetmeler, bir cins öğreti, yönetim biçimi veya hükümet şeklidir. Kısaca bu cins oryantalizm, Batı'nın üstünlük sürdürme taktiği, Doğu üzerinde otorite kurma çabasıdır."

Ama bunu küçümseyecek ya da sadece komplo teorisi gibi sunacak yaklaşımlara da kapıyı kapatıyor:

"...Oryantalizm Avrupa’nın havadan bir uydurması değildir. O, bir kaç neslin birlikte çalışarak uzun yatırımlarla meydana getirdiği önemli bir doktrinler ve uygulamalar paketidir. Devam eden bu yatırımlar yüzünden Doğu, Batı’lının vicdanında yer tutabilmek için, bir bilgi sistemi olarak oryantalizmin süzgecinden geçmek zorundadır."

Bu son cümle daha önce kullandığımız "aşağılık kompleksi desenli deli gömleği" metaforunun kaynağının neresi olduğunu göstermesi açısından çok önemli. Batı karşısında Osmanlı'nın mağlubiyet duygusu ile birlikte Batının bunu Oryantalist akımlar ve iş birlikçileri ile nasıl avantaja çevirip bizi yüzlerce yıl sürecek bir zihin ve düşünce esaretine mahkum ettiklerini gören mütefekkir ve aydın sayısı azımsanmayacak kadar çok olsa da sesleri kısılmış ve hatta bir şekilde susturulmuştur.

Bu yüzden ben Oryantalizmi; emperyalizm ve kapitalizmin üçüncü dünya ülke halklarının adeta genlerine işlenerek gönüllü köleliğe dönüştürülmesi için kullanılan sinsi bir araç olarak görüyorum.

Yazar da bu eserinde bunu şu şekilde ifade ediyor;

"...Ayrıca Avrupa’nın Doğu üzerindeki fikirsel hegemonyası Doğu halklarının gerilikleri ölçüsünde bizzat kendi ağızlarından tekrarlanıp durmaktadır. Daha bağımsız veya daha kuşkulu bir yazarın hiçbir zaman düşmeyeceği biçimde...

... Oryantalizmin stratejisi eski çağlardan bu yana Batı'nın bu üstün “pozisyonunu” yumuşatarak onu, "Doğu'ya hissettirmeden" korumak olmuştur...   Avrupalı, Rönesans’tan günümüze kadar geçen dönemde Doğu'da bilim adamı, aydın kişi, misyoner, tüccar, asker olarak görünmüş yahut Doğu'nun üzerinde etkinlik yaratmış fakat "toprağın hiçbir yöresinde hiçbir direnişle karşılaşmamıştır."

E adamlar bakmış karşı çıkan ya da "napıyorsunuz burada" diye soran yok devam etmişler.

"Bu sırada akademik çalışmalar başarılı gayretlerle Doğu’nun gerçeklerine uydurulmuş müzelerde sergiler düzenlenmiş; kolonilerdeki yönetim şekilleri yeniden ele alınmış; yeni ve modem bürolar kurulmuş; antropoloji, biyoloji, linguistik teorileri yeni fikirlerle süslenmiş; insanlık ve evren üzerine ırklara ve tarihe dayalı nazariyeler ortaya atılmış, ekonomik ve sosyal yeni görüşler, devrim, kültürel kişilik, ulusal karakter ve din üzerinde yepyeni düşünceler doğmuştur... Batı'nın tartışmasız üstünlüğünden doğan Doğu önce bir doğulunun genel görüntüsünü taşır . Daha sonra ortaya çıkan ayrıntılı mantık ise tümü ile Batı'nın kendi gerçeklerine, kendi özel isteklerine, sıkıntılarına, yatırım ve projelerine dayanmaktadır."

Mesela bu yapılanlar bana çok tanıdık ve bildik geldi ?!

Ve "gönüllü kölelik" ... Bir önceki paragrafın son cümlesinde, Batılının "kültür ve medeniyet tarlamızı" ekmek için farklı kisvelerle akın akın geldiği dönemlerdeki faaliyetleri karşısında "toprağın hiçbir yöresinde hiçbir direnişle karşılaşmamıştır"  diyerek bunun başlangıcına dikkat çekmişti. Ancak devamı var;

"Üçüncü dünya ülkeleri Amerikan maddî ve ideolojik üretim şebekesine bütün güçleri ile sarılmışlardır.Bunun çok çeşitli sonuçları vardır: Böylece bölgede büyük bir zevk beraberliği doğmuştur. Bu olaya sadece transistörlü radyolar,blucin ve koka-kola değil, aynı zamanda Amerikan kitle araçlarının durmaksızın uydurarak yaydığı ve büyük halk kütlelerinin televizyon ekranı önünde (buna bugün sanal medyayı da ekleyebiliriz. T.G) hiçbir tepki göstermeden kabullendiği Doğu’ya ait kültürel tablolarda büyük ölçüde yardımla meydana gelen ilk sonuçlardan biri “Doğulu"nun kendisini Hollyvvood’un gösterdiği gibi tanımasıdır.

Bir diğer sonuç ise Batı ekonomik pazarının yetiştirdiği ve yetiştirmeye devam ettiği tüketim kitleleridir. Bu yığınlar Doğu pazarının gereksinimlerine uygun biçimde entellektüel formasyona tabi tutulmuşlardır. Tabiyatı ile teknik, ticarî ve ekonomik konular kitle yönlendirmesinde en önde gelen elemanlardır.

Ancak sözkonusu ülkelerde "yerli aydın sınıfı, Batının eğilimlerine uygun konuları bizzat seçerek bir araya toplamakta ve Batının faydasına sunmaktadır. Bu sınıfa verilen rol “modernleşTİRmektir."  Bir diğer deyimle sözü geçen aydınlar sınıfı, büyük ölçüde Birleşik Amerika’dan esinlenerek üçüncü dünya ülkelerine dolan modernleşme, gelişme ve kültür akımlarını yasal şekle sokmak ve kendi halkına kabul ettirmekle görevlendirilmiştir. Bu tablonun ilginç örneklerine sosyal bilimler dallarında çalışan uzmanlar arasında rastlandığı gibi oldukça garip biçimde kaba Marksist görüşler taşıyan ilerici aydınlar arasında da rastlanmaktadır."  (*)

Nasıl? Sizin de zihninizden bu tarife uygun isimler ve kesimler geçti mi hemen?

"Ancak kanaatimce bütün bunlar Oryantalizmin zaferini gerçekleştiren ikinci faktörün yanında pek sönük kalmaktadır: Bu faktör Doğu’da tüketim faktörüdür. Arab ve İslâm dünyası bütünü ile Batı ekonomik pazarına takılı olarak yaşamaktadır."

Finans ve ticarete ait tüm kurumlar ve kuralların doğuya daha doğrusu üçüncü dünya ülkelerine "oryantalist" gözlükle bakan emperyalist batının ürettiği ve kontrol ettiği gerçeğini ne güzel ifade etmiş. Onlar ortaya koyuyor biz ona uyuyoruz.

Ama "uyuyoruz" da... uyanmaktan mı korkuyoruz uyanmamızdan mı korkuluyor bilmiyorum.

"Olay şudur ki Oryantalizm yeni emperyalizme başarı ile uydurulmuştur. Bu emperyalizmin emredici öğeleri Asya üzerinde eski egemence görüşlere hiçbir şekilde ters düşmemekte hatta hükümdarlık geleneğinin aralıksız devamına gayret sarfetmektedir."

Demokrasi havarisi (!) demokrat ve özgürlükçü (!) batının ortadoğu ülkelerindeki saltanat aşkı bundan demek ki...

Yazar biraz karamsar bir tepitte de bulunurken diğer yandan da uyarıyor aslında;

"Zannedilmesin ki oryantalizm gerçekler ortaya çıktığında bir hamlede silinip yok olacak bir yalanlar ve efsaneler yumağıdır. Ben kendi hesabıma oryantalizmin, uzayıp giden bilimsel konuşmalardan çok daha ileri ölçüde Avrupa ve Atlantik güçlerinin Doğu üzerindeki kuvvet denemeleri olduğunu düşünüyorum."

Ben de bir müslüman olarak yeise düşmenin bize yakışmadığına inanıyorum.

Bu üç başlı canavara karşı bağımsızlık mücadelesi bir yerden başlamalı diyorum.

Nereden mi?

Kendimizden...

Nasıl mı?

Kendi Hira'mıza hicret ederek...

(*) Yazar bu ifadelerin yer aldığı paragrafların sonunda "Bütün bu gözlemler genellikle üçüncü dünya ülkelerini ilgilendiriyor" diyerek genellediği için ben orijinalinde "Arab" olarak geçen yerleri "üçüncü dünya ülkeleri"  olarak belirttim....

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya