Tarih araştırmacısı Alman yazar Miriam Genhardt’ın belgelere dayanan ve büyük ses getiren kitabını okuduktan sonra insanlık ve ülkem adına gelecek endişelerim daha da arttı. Biz içeride kayıkçı kavgasıyla birbirimizi kırıp dökmeye devam edelim ama işgal tehlikesi kapıya dayandığında iş işten geçmiş olacak.
Yazarın “ASKERLER GELDİĞİNDE” adlı kitabındaki çarpıcı bilgileri okuduktan sonra eminim bana hak vereceksiniz. İşte o zaman ne vatan, ne namus, ne bayrak, ne de devlet kalacak.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Müttefik( diğer Batı) devletler tarafından işgal edilen Almanya’da kadınların ve erkeklerin maruz kaldığı cinsel şiddeti ve travmaları anlatan bu kitaptaki tüyler ürpertici bilgilerden sonra umarım ideolojik ayrıştırmalarla pusuya düşürüldüğümüzü farkeder ve kendimize geliriz;
“ İnsanlık tarihindeki en büyük tecavüz olaylarından biri, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yenilgisinden sonra gerçekleşti. Müttefik askerleri 2 milyon Alman kadınına tecavüz etti ve bunların çoğunun cesetleri sokaklara saçıldı.
Müttefik askerleri taleplerine boyun eğmeyi reddeden kadınları infaz etmede bir an bile tereddüt göstermedi.
Almanya, 1950’lerin ortalarına kadar annelerinin adıyla (babası belirsiz) kaydedilen 37 bin çocuğun tescilini kabul etti.
Müttefik Devletlerin tespit edilebilen tecavüz sicili şöyle;
—Ruslar; 1 milyondan fazla
—Amerikalılar; 190 bin
—İngilizler; 45 bin
—Fransızlar; 50 bin. “
Düşünebiliyor musunuz, bu insanlık dışı sapkın vahşetin failleri bugün bize insan hakları, kadın hakları, özgürlük ve çağdaşlık konusunda vaaz vermeye kalkışıyor. Bu ne pişkinlik? Bu ne cüret?
Yaptığı pislikler yetmemiş gibi, şimdi de iki yıldır devam eden Gazze katliamına seyirci kalmak bir yana, katil siyonist İsrail ile birlikte katliama ortak oluyor, bebek katillerine yardım ve yataklık ediyor.
Batı öykünmeciliğinde yarışan içimizdeki mankurtlara ithaf olunur.
Artık Kendimiz olmaktan, özümüze dönmekten ve değerlerimize sahip çıkmaktan gayrı yol kalmadı.