Birileri bizimle oynuyor
MAKALE
Paylaş
25.07.2026 21:55
171 okunma
Sarper SAN

 

SU AYGIRI VE ÇAKALLAR

Bir su aygırının kuyruğuna çakallar yapışır. Su aygırının en zayıf ve en savunmasız yeridir kuyruğu. Çakallar dev hayvanı bu zayıf yerinden yakalayarak onu devirip öldürmeyi amaçlar. Su aygırı başına gelecekleri bildiğinden soğukkanlı davranır ve kuyruğuna yapışan çakalları yakındaki nehire doğru sürükler. Kuyruğa yapışan çakallar erken zafer sarhoşluğu ile kuyruğa yapışmayı sürdürürken, su aygırı onları yavaş yavaş nehre getirmiştir bile. Çakallar neler olup bittiğini bile anlayamadan kendilerini suyun içinde bulur.

Su aygırı suyu bir kez daha hareketlendirir. Çakallar bunu da yenilginin bir işareti olarak algılayıp iyice kendilerinden geçerler. Oysa su aygırı suyu hareketlendirerek, suyun derinliklerinde yatan timsahları uyandırmıştır.

Timsahlar hızla harekete geçerek su aygırınının kuyruğundaki çakallara saldırır ve onları parçalayarak suyun içine çekerler.

Geride kanlı bir su, kuyruğu biraz örselenmiş su aygırı ve beklemedikleri bir ziyafete konan timsahlar kalır. Çakallar ise başlarına gelenin farkına bile varamadan timsahlara mama olmuşlardır. 

 

FUTBOL YALNIZCA BİR “OYUN” DEĞİLDİR!

Tatsız tuzsuz bir dünya kupası geride kalırken, kupanın daha başında yaşadığımız hezimeti unutabilmiş değiliz.

Unutmamak da gerekiyor. Ama yalnızca “spor” adına değil. Çıkartılması gereken çok dersler var gibi gözüküyor.

Bu futbol denen “iş”in sadece bir oyundan ibaret olmadığını bütün romantiklerin artık anlaması gerekiyor. Hele hele küçümsenerek, yaşadığımız “hayatın” dışında kabul edilmesi hiç doğru değil.

Bu “iş”i olması gereken şekilde kabullenerek yapılması gerekenleri ona göre yapmanın zamanı geldi de geçiyor.

Anlayana diyerek koyalım noktayı.

 

PARAYA BAK PARAYA

Siz hala pazardaki soğanın, marketteki patatesin fiyatları ile mi ilgilisiniz? Kaşınızın birini kaldırarak, “onlar birer simge, biz fiyat pahalılığını vurgulamak için, “patatiiiz soğan diyoruz” diyebilirsiniz.

Olabilir.

Ama değil.

Bu kadar okumuş, yazmış, bilmiş elemanların olduğu bir memlekette farkında mısınız bu konuyu çözecek bir akıl yürütebilmiş değiliz.

Tamam, maliye politikası yanlış, faiz yorumu külliyen berbattı.

Eee?  Dünyanın ekonomi başkentinden, en hatırı sayılır finans kuruluşlarında kilit görev yapan sayın Şimşek, el birliği ve alkışlarla ve özellikle muhalif çevrelerin de istek ve talepleri ile işin başına getirilmedi mi?

Faizler yükseltilip, ekonomi kitaba uygun bir anlayışla yönetilmeye başlanmadı mı?

O zaman ne oluyor da bu iş olmuyor arkadaş?

Hadi bu iş olmuyor da, pekiii bu vatandaşa yaptığınız zulüm de ne yahu.

Arkadaş biz patatiiiz soğan derken, asgari ücret, emekli maaşı peşinde koşarken, bazı birilerinin götürdüğü iddia edilen paralara bir bakın hele.

Paraların miktarlarını yavaş yavaş heceleyerek bi daha okuyun.

Damlaya damlaya göl değil okyanus olmuş, dostlar.

Milyon dolarlar, milyar liralar…

Yutkunamıyorsunuz bile değil mi?

Sizi patatiiiz soğanla oyalayanların marifeti aha da aynen bu.

Ne derseniz, ne kulp takıp, ne bahane uydurursanız uydurun golü yediniz.

Hele o ünlü ekonomi profesörünün ağlaması yok mu, tam dizilikti.

Abiler, ablalar dostlar…

Birileri bizimle oynuyor ki, ne oynuyor.

DÜN HAKLIYDINIZ

Geçen haftaki “sistem” yazımıza sağdan soldan pek çok tepki geldi. Katılanlar, katılmayanlar. Eleştirip, ekleme çıkartma yapanlar oldu.

Dün sistemin değişmesi için kavga verenler, sistemin organlarına ve temsilcilerine yüz vermeyenler bugün tam tersini yapıyorlar.

Oysa bu arkadaşlara dün sistem temsilcileri, sisteme entegre olmaları için neler vermişlerdi neler. Hepsini ellerinin tersi ile itmişler, kabul etmemişlerdi.

Bugün ise o yüzüne bile bakmadıkları vaatler için kavga veriyorlar.

N e oldu da böyle oldu?

İşin garibi bu arkadaşlar kendi değişimlerini görmeden, başkalarının yaşadığı değişimleri eleştirip, aşağılayabiliyor.

Evet siz dün, sistemin size sunduklarını kabul etmezken, belki taktiksel bir hata yapıyordunuz. Ama, alnınız ak, yüreğiniz pak idi.

Bu her kesim için geçerli bir bakış açısıdır.

Bugün ise, maalesef o şansı kaybettiniz.

 

Kütüphanemden

AHMET HAMDİ TANPINAR

SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ

DERGAH YAYINLARI

Eserde, Yazarın Türkiye ve insanına yönelik meselelerini çözme çabaları anlatılıyor. Birey ve toplum arasındaki ilişkiler, usta işi anlatılmış.

Okuyan ve okumayanlara tekrar tavsiye ediyoruz.

Haftaya tekrar görüşebilmek ümidiyle.

Sarper SAN

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya