Direnç hermenötiği: Verilmiş anlamın içinden özgürleşmek
MAKALE
Paylaş
20.09.2026 17:31
427 okunma
Prof.Dr. Bilal Sambur

İnsan dünyaya yalnızca biyolojik bir varlık olarak gelmez; aynı zamanda kendisini çoktan anlamlandırılmış bir dünyanın içinde bulur. Daha konuşmayı öğrenmeden bir dile, daha düşünmeye başlamadan bir kültüre, kendi varlığı üzerine karar verecek yaşa gelmeden bir ahlaka, dine, aile düzenine, cinsiyet anlayışına, toplumsal role ve siyasal kimliğe yerleştirilir. İnsan henüz kendisini kurmadan, onun adına birçok şey kurulmuştur. Ona kim olduğu, nereden geldiği, nasıl yaşaması gerektiği, neye inanacağı ve hangi sınırlar içinde kalacağı anlatılır. Bu bakımdan insanın ilk deneyimi özgürlükten önce verilmişliktir. Fakat insanı yalnızca verilmişliğin ürünü olarak düşünmek, onun en temel özelliğini gözden kaçırmaktır: İnsan kendisine verilmiş olanı tanımlayabilir, tarihselleştirebilir, yorumlayabilir ve tecrübeye dönüştürebilir.

Direnç hermenötiği tam da bu noktada ortaya çıkar. Hermenötik burada yalnızca metinleri anlamanın, sembolleri çözmenin veya geçmişi yorumlamanın yöntemi değildir. Hermenötik, insanın kendisine verilmiş anlamlarla kurduğu ilişkinin adıdır. İnsan kendisine söyleneni tekrar etmek zorunda değildir; kendisine aktarılan anlamı yeniden düşünebilir, onunla arasına mesafe koyabilir, onu dönüştürebilir ve gerektiğinde ona direnebilir. Direnç, bu nedenle öncelikle dışsal bir iktidara karşı gösterilen siyasal bir tepki değildir. Daha derinde direnç, insanın kendi üzerine geçirilmiş anlam örtüsünü sorgulama yeteneğidir.

İnsanın özgürlüğü tam da burada başlar. Özgürlük, hiçbir belirlenim altında olmamak değildir. Böyle bir insan zaten mümkün değildir. İnsan daima bir dilin, tarihin, bedenin, ilişkilerin ve kültürün içindedir. Özgürlük, belirlenmiş olmak ile belirlenmiş olanı yeniden tanımlayabilmek ve yorumlayabilmek arasındaki açıklıkta ortaya çıkar. İnsan kendisine verilmiş olanın içinde yaşarken onunla özdeşleşmek zorunda değildir. Geleneğin içinde bulunabilir fakat geleneğin kendisi olmak zorunda değildir. Bir dine mensup olabilir fakat din tarafından bütünüyle tanımlanamaz. Bir ulusun parçası olabilir fakat ulusal kimliğe indirgenemez. Bir ahlaki düzen içinde yetişebilir fakat o düzenin bütün normlarını sorgulanamaz kabul etmek zorunda değildir.

Bu nedenle direnç hermenötiği, insanı yalnızca bilen bir özne olarak değil, oluşan ve kendisini oluşturan bir fail olarak düşünür. İnsan hazır bir kimliğin taşıyıcısı değildir. Kendisini bulduğu dünyayla ilişkiye girerek kendisini oluşturur. Bu oluş, geçmişi bütünüyle silmek anlamına gelmez. Tam tersine insan geçmişini taşıyarak onunla yeniden ilişki kurar. Direnç, geçmişten kaçmak değil, geçmişin insan üzerindeki mutlak hâkimiyetini reddetmektir.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya