.jpg)
Sesli Dinle
Selam üzerinize olsun.
Toplumda adaletin ve huzurun sağlanmasında hakka bağlı kalmak, en temel erdemlerden biridir. “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” [1] Sorumluluk sahibi bir kişi, kendi hakkını ve sınırlarını bilir; aynı şekilde başkalarının haklarına ve sınırlarına da saygı gösterir.
Başkasının malını izinsiz almak haksızlıktır. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Hakkı olmadığı halde bir karış yeri alan kimseye, Allah kıyamet gününde yedi kat yeri boynuna dolayacaktır.” [2] Ölçü ve tartıda hile yapmak da haramdır ve haksız kazançtır. Kamu görevleri ise birer emanettir; bu görevler dürüst ve ehil kimselere verilmelidir. Çünkü kamu malında, henüz hakkını savunamayacak durumda olan yetimlerin bile hakkı vardır. Görevliler; halkın malını, canını ve haklarını korumak, adaleti sağlamakla yükümlüdür. Bunun yanında selamlaşmak, hasta ziyaretinde bulunmak, davete icabet etmek, nasihatte bulunmak, hata ve kusurları örtmek, insanların dedikodusunu yapmamak, kötü zan beslememek, alay etmemek, küçümsememek, kötü lakap takmamak ve iftira atmamak da manevi haklar olarak sayılabilir.
İnsan, Yaratan’a karşı kulluk görevini; yaratılmışlara karşı ise insanlık vazifesini en iyi şekilde yerine getirmeli ve bunun hesabını vereceğini bilmelidir.
Mümin, bu dünyada yaptıklarının ahirette bir karşılığı olacağını bilir ve hesap vereceğini asla unutmaz. Çünkü hak yolunda olmak, insanı hem dünyada hem de ahirette huzura ulaştırır. Hak ve adalet terazisi bozulursa toplumun dengesi de düzeni de bozulur. Allah’ım! Haktan, hayırdan ayırma. Ayaklarımızı kaydırma, sabit kıl sabır ve sebat ver. Yanlışlarımızı görüp ve yanlışlarımızdan dönmeyi nasip eyle.
Barış, huzur ve esenlik dileğiyle...
[2] Hadislerle İslâm Cilt.5.Sayfa 93