Ayvazdede Şenlikleri, bizi bize hatırlatan muhteşem bir ayna işlevi görüyor aslında. Bosna’nın Müslüman oluşunun 516. yıldönümü vesilesiyle bir grup MTO talebesiyle çıktığımız Bosna seyahatimize dâir izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.
Seyahat yazısını, tefekkür metnine ve çabasına dönüştüren makaleler bunlar.
Benzersiz bir tat ve lezzet alacağınız metinler.
Zehra Gündoğdu ve Rumeysa Çetin kardeşlerimizin birlikte kaleme aldıkları bu üçüncü makalelerinde Bosna tarihi ve kültürü üzerinden güçlü bir medeniyet okuması yapıyor ve esaslı bir medeniyet tasavvurunun nasıl geliştirilebileceğinin ipuçlarını veriyorlar.
Seyahatimizle ilgili güzel yazılar yazdı diğer talebelerimiz de. Onları da peyderpey paylaşmak istiyorum sizlerle burada.
MTO’da yetişen talebenin kalibresini, çapını, “benzersizliğini” bu nefis makaleler çok güzel ele veriyor.
Şimdi sizleri Rumeysa ile Zehra kardeşimizin nefis metniyle baş başa bırakıyorum. Zihin açıcı okumalar ve seyahatler…
Kesretin Kalbinde Vahdetin İmarı
Medeniyetimizin en zarif tarafı, hayatın tam ortasında, çarşının o devingen ve dünyevi gürültüsü içinde yürürken bir anda kendinizi sakin bir avluda, bir caminin huzur ikliminde bulabilmenizdir. Koski Mehmed Paşa Camii, dünya ile ahiretin, ticaret ile ibadetin arasında hiçbir kalın duvar olmadığını, hayatın bir bütün olduğunu gösteren en somut mimari tasavvurdur.