Oğlum küçükken, mutlu sonla biten masallara koşulsuz inanıyorken yani, her gece yatmadan önce mutlu olsun diye ona mutlaka bir masal okuyordum. Okuduğum her masaldan sonra çocuk, ben söylemeden son cümleyi kendisi söylüyordu:
“Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar!”
Çocuk bile biliyor; mutlu sonla bitmeyen masala masal denmez çünkü. Çünkü çocuklara umut lazım. Her gece yatmadan önce bir çay kaşığı kadar umut iyi gelir, büyütür onları.
Bugün yılın ilk günü... Yeni bir yıl başlıyor. Herkes herkese “mutlu yıllar” diledi dünden beri, geç kalanlar hala diliyor; yeni yılın mutluluk getirmesi temennisi bütün temennilerin üzerinde!
Çoğumuz temenni ettik mutluluğu, başka ne yapabiliriz ki... Ama neden özellikle yılbaşında bu temenni? Çünkü hepimiz mutluluğun yeni bir başlangıçla geldiğine inanıyoruz da ondan.
Hepimizin bir diğerimiz için dilediği, hiçbir şeyde davranmadığımız kadar cömert davrandığımız bu sihirli kelime neyi anlatıyor dersiniz bize?
Neye bağlıdır mutluluk, onu kim kaybetmiş ki bir başkası bulsun? Tarihin hangi döneminde girdi hayatımıza, çıkacağı bir an var mı? Ve neden ille de yeni bir başlangıçla özdeşleştiriyoruz onu?
Biz asri zamanlarda sıcacık evlerimizde yaşayanlar, misal bundan 30 bin yıl önce mağaralarda yaşayan atalarımızdan daha mı mutluyuz dersiniz?