DEVLET AKLI NASIL ÇALIŞIR - 1
MAKALE
Paylaş
21.01.2026 10:22
1.151 okunma
Şazeli Çügen

Devlet aklı nasıl düşünür, nasıl çalışır, nasıl davranır ve nasıl hareket eder?

Devlet aklı, kurumsal hafızasına bağlı olarak; tarihine, medeniyetine, kültürüne bağlı kalarak düşünür; jeopolitiğine göre çalışır; imkân ve kabiliyetlerine göre davranır; sert ve yumuşak gücüne paralel olarak da harekete geçer.

Hem jeopolitik, hem reel politik ve hem de değer politik devlet aklının olmazsa olmaz üç alanını oluşturmaktadır.

Bu üç alandan sadece bölgenin jeopolitiğini analiz ettiğimizde Afro Asya’nın tarihi geçmişini üç hanedanlığın teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz; ilki Osmanlı Hanedanlığı ikincisi Hasburg Hanedanlığı ve de üçüncüsü de Romanof Hanedanlığıdır ki Afro Avrasya jeopolitiğinin tarihini şekillendiren üç ana hanedanlığın hem kendi içindeki iktidar savaşlarını ve hem de karşıt hanedanların ilişkilerini savaşlarını barışlarını ve de ittifaklarını görebiliyoruz.

Jeopolitiğin tarihi şekillendirmede ne kadar hayati öneme sahip olduğunu vurgulamak için böyle kısa bir paragrafla yetinelim istiyorum.

Tarihi hafızaya geldiğimizde ise tarihin akışı kültür ve medeniyet akışı gibi büyük kırılmalara uğramadan her ne kadar handikaplara uğramış olsa da bütünlük ve devamlılık gibi karakteristik ana ekseni üzerinden devam ettiğini söyleyebiliyoruz buradan ana fikir tarihin sürekliliği ve bütünlüğü tezidir.

Devletlerin reel politik davranışlarının bir taraftan hem tarihi hafızaya dayanırken diğer taraftan üst kimlikler dediğimiz değer politik temeller üzerinden inşa edilen değerler sistemine dayandığını söylemek istiyoruz.

Ancak, Devleti yalın olarak sadece ideolojik bir iktidar olarak tanımladığımızda devlet aklı sadece gücüne ve de ideolojisine göre çalışır davranır ve de harekete geçer anlamı çıkar ki işte o zaman devlet belli ideolojilerin güç kullanarak zulüm çarkı haline de dönüşebilir anlamına da gelecektir.

İşte bu ana nedenledir ki, devletin iktidar gücünün üzerinde bir değerler sistemine sahip olması gerekir ki biz bu değerler sistemine siyaset felsefesinin temellerini teşkil eden ilmi ahlaki manevi ve hukuki kuralların organik bütünlüğünü teşkil eden mahşeri vicdani kast ediyoruz.

Devlet aklı sağ duyulu bir bakışla soğukkanlı davranır duygusal davranmaz hamaseti de hiç sevmez sevdiği uyduğu ve uyması zorunlu olduğu tek şey İlimdir, Ahlaktır, Ehliyettir, Adalettir ve de Hukuktur.

Zira, devletin itikadı adalettir. Zira ilmi ahlaki ve manevi temelleri olmayan hukuk adalet olmamaktadır. Bu nedenledir ki, her ilkenin her prensibin her hukukun ahlaki manevi vicdani ve mahşeri temelleri olduğunu da unutmamak lazım gelmektedir.

Bu prensipleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iç dış bölgesel ve küresel ölçekteki stratejik politikalarına vurduğumuzda karşımıza nasıl bir tablo nasıl bir fotoğraf çıkmaktadır görelim istiyoruz.

İç politikalarına baktığımızda:

Türkiye yüzyılı başlığı altında Milletimizin (orta direk) ortalama hayat tarzını gördüğümüzde, Eğitim, kültür, ahlak ve maneviyat alanlarında derin bir çatlaklık ve bataklıkların yanı sıra iktisadi olarak özellikle de işçi, memur ve Bağ-Kur emeklileri için prim esaslı kök maaşına göre adil bir sisteme hak edilen oranlarda gidilemiyor olunmasını kınayarak diyoruz ki, bütçe disiplin ve dengeleri sadece emekliler üzerinden gözetilmesin devletin bir eli yağda bir eli balda olan diğer kurumlarını da kapsasın isteriz. Vatandaş sadaka istemiyor kök maaş hakkını istiyor demekteyiz.

Korkarım ki, orta direği çöken bir çadırın uzun dönemde rüzgâr ve fırtınalara dayanması mümkün gözükmemektedir; kısaca koyun can derdinde, kasap et derdinde olmasın istiyoruz.

Bütün bu ahlaki manevi ve de iktisadi sakatlık aksaklık ve aksamalara rağmen, parantez içinde, “yiğidi öldür ancak hakkını da inkâr etme” özdeyişi ile söylemek gerekirse:

Türkiye’nin enerji maden üretim ve tedarik zinciri ile sondaj tesis ve depolama çalışmaları ile iletişim, ulaşım, lojistik, kara, hava, demir ve deniz liman altyapı yatırımları kalkınma yollarının inşası yanında muhteşem sağlık kurum ve işletmeleri ile ve özellikle de savunma sanayi kurumları tersaneleri teknolojileri ile güvenlik alanlarında çok büyük yatırımlar yaparak profesyonel ve disiplinli bir ordusu ile eğitimli güvenlik güçleri ile bölgesinde bir barış ve güvenlik adası olmaya devam etmektedir.

22,3 trilyon olan bütçenin üçte birinin faize gittiği beşte biri nispetinde açık verdiği bir süreçte bu kadar devasa yatırımlar yapılması olağanüstü gayretlere bağlı olduğu kabul edilebilir.

Daha fazla iktisadi ve ahlaki politikaların eleştirisine girmek istemiyorum.

Esas konumuza odaklanırsak, olması gereken şeyin devlet aklının güvenlik ve savunma çabalarının dışında milletimizin idealleri talepleri ve de ihtiyaçları doğrultusunda daha köklü politikalar daha adil uygulamalar geliştirmesinin zorunluluğunu da söylemek istiyoruz.

Zira, adaletsiz bir güç zulümdür güçsüz bir adalet ise acizliktir diyoruz.

Komşumuz İran’da halkın maddi ve mahşeri vicdanının ihtiyaç ve taleplerinin karşılanmadığında ne kadar etkili ve acı sahneler ortaya koyduğunu da bizlere göstermektedir.

Şimdi yeniden iç politikaya bardağın dolu tarafına döndüğümüzde, Türkiye yüzyılı hedefi doğrultusunda; Terörsüz Türkiye çabaları İç bünyeyi tahkim etmek ve iç cepheyi bütünleştirmek açısından çok hayati önem arz etmektedir ki terörle kırk yıldır yapılan mücadeleyi kökünden çözmek için terörsüz Türkiye politikalarını hem siyaseten ve hem de bilfiil ülke içinde ve bölgesel alanlarda amacına ulaştırmak için bir dizi yeni yapılanmalar oluşturularak kıyasıya bir mücadele verilmektedir; ancak Diyarbakır anneleri hala çocuklarını beklemeye devam etmektedir.

Bizler bu hayati çaba ve mücadeleyi canı gönülden destekliyoruz.

Bölgesel politikalarına baktığımızda: Devlet aklının genel bakışla proaktif bir dış politika uyguladığı görülmektedir. Tarihine kültürüne medeniyetine doğru gönül coğrafyaları ile olan ilişkilerini dikkate aldığımızda devlet aklının stratejik bir sabır ve teenni içinde hem yumuşak gücü ile ve hem de sert gücü ile sahada olmaya ve masada kalmaya devam ettiği görülmektedir.

Karadeniz ve Kafkaslar politikasına geldiğimizde: Azerbaycan'ın Karabağ mücadelesinde yanında yer almakta ve Ermenistan politikalarını stratejik bir sabırla barış ve istikrar bölgesine çevrilmesi için de azami gayret gösterilmektedir. Rusya ile olan siyasi ve iktisadi ilişkilerine de azami dikkat göstermektedir.

Balkanlar ve Ege politikalarına baktığımızda: Balkan devletlerinin barış ve istikrarı için hem sahada yumuşak gücü ile ve hem de masada politik ve iktisadi ilişkileri ile tarihi ve medeni bağlarını güçlendirme çalışmalarını sürdürmektedir. Yunanistan'ın olanca provokatif ataklarına rağmen Türkiye soğukkanlı olarak stratejik bir sabırla karşılık vermekte ve de küçük tuzaklarına da düşmemeye çalışmaktadır.

Türk devletleri ile olan ilişkilerini de reel politik eksende devam ettirirken aynı zamanda tarih gibi dil gibi örf gibi alanlarda müşterek eğitim kültür politikalarına da hassasiyet göstermektedir.

Orta Doğu ülkeleri ile olan ilişkilerine geldiğimizde: Özellikle körfez ülkeleri ile olan ilişkilerini yine reel politik eksende devam ettirmekte ihtiyacı olan ülkelere gerekli maddi ve güvenlik yardımlarını esirgemeden yaparak gerekli alt yapı çalışmalarını da devam ettirmektedir.

Katar’daki üssümüz, Somali'deki üssümüz, Libya ile olan güvenlik ve münhasır alan anlaşmaları ve benzeri politikaların aktif olarak takipçiliğini yaptığı görülmektedir.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikalarında da enerji egemenlik ve güvenlik alanlarında sahada güçlü olmak için elinden gelen en üst duruşun ortaya konulduğu kanaatini de taşımaktayım.

Türkiye bölgesinde oyun kurucu olarak tüm handikaplara karşı meydan okumaya devam etmektedir. Türkiye’ye rağmen bölgemizde hiçbir denklemin kalıcı olamayacağı artık aşikare olarak anlaşılmaktadır.

Türkiye’nin Afrika ülkelerinin Okyanusya ve güney Amerika ülkelerinin tamamını kapsayan açılan büyük elçiliklerin yaptığı çalışmalarını dikkate aldığımızda dış politikada liderlik diplomasisini de kullanarak küresel ölçekte yumuşak gücünü başarıyla uyguladığı görülmektedir.

Devam Edecek........

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya