“Allah’a Şükür Bekârım!” Bir Toplumun Sessiz Dönüşümü
MAKALE
Paylaş
12.03.2026 17:12
107 okunma
İdris Doğan

Evlilik yaşı yükseliyor, nikâh gecikiyor, aile zayıflıyor.

Bir gencin dilinden dökülen “Allah’a şükür bekârım” sözü, sessiz bir toplumsal dönüşümün işareti.

Şehrimize yeni atanan bir kurum müdürünü, görevine hayırlı olsun dileklerimizi iletmek için ziyaret etmiştik. Makam odası müsait olmadığı için birkaç dakika Özel Kalem odasında bekledik.

Benim için her kişi, her yer ve her zaman önemlidir. Orada bulunan Özel Kalem görevlisi gençle tanıştık. Sohbeti koyulaştırmak için laf attım ve sordum:

“Evli misin?”

Cevap kısa, net ve keskin geldi:

“Allah’a şükür bekârım!”

Şükür kelimesinin çeşitli olumsuzlukların öncesinde kullanıldığına şahit olmuştum. Ama “bekâr” kelimesinin başına getirildiğini de ilk defa duyuyordum.

Şükür, dikkatle kullanılması gereken bir kelimedir. Çünkü insanın dilinden çıkan dua bazen kaderinin kapısını aralayabilir.

Gence şöyle dedim:

“Bak evladım, bu tür ifadeleri uluorta kullanmamak gerekir. Allah, kulunun dilindeki talebi bazen ziyadeleştirir. Allah’ın emrine, Peygamber Efendimizin tavsiyesine ve ümmetin hayrına ters düşen sözlerde olsa bile…”

Genç, neden böyle söylediğini açıklama ihtiyacı duydu. Daha önce bir nişan süreci yaşamış; fakat yürümemiş. Ona göre artık evlilik çok zor bir işmiş. Çünkü kızların evlilik ve yuva kurma konusundaki beklentileri çok değişmiş.

Aslında bu sözler sadece bir gencin düşüncesi değil. Günümüz gençliğinin önemli bir kısmında görülen bir psikolojinin ifadesi:

Nikâh ve evlilik korkusu…

Bu düşünce yaygınlaştıkça şu sorular kaçınılmaz oluyor:

Böyle bir anlayışla nasıl nikâh kıyılacak?

Nasıl yuva kurulacak?

Nasıl eş olunacak, nasıl çocuk yetiştirilecek?

Milletimizin geleceğini tehdit eden bu durumun arkasında elbette ekonomik şartlar, kültürel dönüşüm ve bireyselleşme gibi faktörler var. Ancak bana göre meselenin daha derin bir boyutu bulunuyor: Fıtrattan uzaklaşma ve ahlaki aşınma.

Sanki geçmişin şartları bugünkünden daha mı iyiydi?

Bunu en iyi bilen nesil biziz. Çünkü biz, ataerkil ailenin çocukları; çocuk merkezli ailenin atalarıyız.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya, yoğun bir kültürel propaganda sürecinden geçti. Bu süreçte ortaya çıkan pek çok ideoloji, insanı merkeze alan bireysel bir hayat anlayışını dayatıp yaygınlaştırdı. Bu anlayışın kapısı çoğu zaman sekülerliğe, yani bireyselliğin kutsanmasına açıldı.

Bunun sonucunda evlilik, fedakârlık ve aile gibi kavramlar giderek geri plana itildi.

Oysa bizim kadim medeniyet geleneğimizde evlilik geciktirilmez. Nikâh, hem bireyin hem de toplumun hayır, huzur ve geleceğinin teminatıdır.

İş hayatına başlama ve özellikle nikâhın geciktirilmesi, çoğu zaman ahlaki aşınmayı beraberinde getirir. Evlilikten uzak kalan bir toplumda ruh ve beden sağlığı zedelenir; aile zayıflar ve toplumun geleceği tehlikeye girer.

Nitekim istatistikler bu dönüşümü açıkça gösteriyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’de ortalama evlenme yaşı son kırk yılda belirgin şekilde yükseldi:

1990’da

Erkeklerde 25,5 – Kadınlarda 21,5

2000’de

Erkeklerde 26 – Kadınlarda 22,5

2010’da

Erkeklerde 27 – Kadınlarda 24

2020’de

Erkeklerde 27,9 – Kadınlarda 25,1

2024’te

Erkeklerde 28,3 – Kadınlarda 25,5

2025’te ise

Erkeklerde 28,5 – Kadınlarda 26

Sonuç olarak son kırk yılda evlenme yaşı erkeklerde yaklaşık 4–5 yıl, kadınlarda ise 5–6 yıl yükselmiş durumda.

Türkiye’de toplum modeli, erken evlilikten geç evlilik modeline doğru kayıyor.

Ancak asıl mesele rakamlar değil.

Asıl mesele, bir gencin hiçbir tereddüt duymadan şu cümleyi kurabilmesidir:

“Allah’a şükür bekârım.”

Çünkü bir toplumda bekârlık şükredilecek bir durum haline gelmişse, orada sadece evlilik değil, medeniyet tasavvuru da değişmeye başlamış demektir.

12 Mart 2006

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya