Bu Türk Devleti’nin karşılaştığı en kirli ve en tehlikeli ittifaktır. Buradan haykırarak tarihe not düşüyorum.
Yunanistan’ın dünyadan dışlanmış eli kanlı katil İsrail ile başlattığı tehlikeli flört bize gösteriyor ki, Yunan devlet aklının Türkiye’ye bakışı bir asırdır hiç değişmemiş.
Başkenti İstanbul olan Bizans İmparatorluğu’nun topraklarını kapsayan MEGALİ İDEA (büyük ülkü) saplantısı hala Yunanistan’ın iç ve dış siyasetine yön vermektedir.
Trakya, Batı ve Orta Anadolu, Ege Adaları, Kıbrıs, Karadeniz(Pontus)ve Makedonya’yı kapsayan bu büyük Yunanistan ideali 7’den 70’e Yunan halkının beynine devlet politikası olarak işlendiği müddetçe Türkiye ile Yunanistan arasında hiç bir zaman gerçek barış ve komşuluk ilişkileri olmayacaktır.
Türk Devlet aklı da bunu pekala bildiği içindir ki, temkinli ve kontrollü komşuluk ilişkisini elden bırakmamıştır.
Yunanistan zaman zaman Fransa’nın ve AB’nin, son olarak da İsrail’in arkasına sığınarak Türkiye’ye parmak sallaması, adaları silahlandırması ve İsrail’i burnumuzun dibine getirmesi adalara hücum eden bizim tatilcilerimiz için acaba hala bir anlam ifade etmiyor mu?
Bizim adalar müdavimlerini milli düşünmeye ve Yunanistan’a bir daha füze ve fırkateyn sponsorluğu yapmamaya davet ediyorum.
Bir aydır “cuma mesajları”mda anlatmaya çalıştığım bizimkilerin “ucuz balık sendromu” nihayet ulusal basında da tartışılmaya başlandı.
Özellikle Cihat Yaycı Paşa’nın uyarılarından sonra tatilcilerimiz, milli menfaatlerimizi ve istikbalimizi tehlikeye atan bu sevdadan umarım vazgeçerler.
Öngörüm odur ki; Yunanistan ile İsrail arasında kayıtlara geçmeyen zımni bir antlaşma var.
Biliyorsunuz İsrail’in ARZI MEVUD( Tanrı tarafından israil oğullarına vadedilmiş/ verilmiş topraklar) ismiyle bilinen hayali ve ideolojisi var.
Yunanistan’ın da (ırk olarak devamı ve mirasçısı olmadığı halde) Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurmayı amaçlayan MEGOLİ İDEA’sı var.
Anlaşılan o ki, kirli tarihleri soykırım ve insanlık suçu ile dolu sabıkalı bu iki kafadar hayallerini okşayan bu iki proje için Türkiye’ye karşı iş tutuyorlar.
Dikkat edin, ikisinin de hedefi Türk Devleti ve Anadolu.
Uyan ey adaların ucuz tatilcisi zavallı insanım, uyan da gör, Yunan’a bıraktığın dövizlerle kime ve neye hizmet ettiğini…
Büyük fotoğrafı görmeden ve bu asrın en tehlikeli gizli antlaşmasını doğru okumadan vatanımızın güvenliğini sağlama ve bağımsızlığımızı koruma şansımız yoktur. Tarihimiz bunun acı örnekleriyle doludur.
Bir televizyon kanalında ilk defa dile getirilen şu öneriyi sonuna kadar destekliyorum;
Yunan adalarına tatile giden Türk vatandaşlarına kişi başı 20.000.₺ vergiyi zorunlu kılan yasal düzenleme acilen çıkarılmalıdır. Vesselam
18 Eylül 2026
HAYIRLI CUMALAR DİLERİM
Ahmet Karataş