Üç yıl önce Yunan mezaliminden bahsettiğim bir yazımda Yunan milli marşının içeriğine de değinmiştim. Konuyu biraz daha açalım. Peki neden?
Türk turistlerin adalarda bıraktığı dövizlerle(bir milyar € civarında) Yunanistan’ın İsrail’den füze ve savunma sistemleri satın alarak Türkiye’ye karşı tehdit söylemleri geliştirmeye başlaması bize Yunan milli marşını tekrar hatırlattı.
Yunanlı şair Dionysos Solomos’un 205 yıl önce yaptıkları Tripoliçe katliamından ilham alarak yazdığı 158 kıtalık Yunan milli marşının ilk iki kıtası resmi törenlerde söyleniyor.
Tripoliçe’de 50 bin civarında Müslüman Türk hunharca katledildi. Aradan 205 yıl geçti ve hala bu soykırımın hesabı Yunanistan’dan sorulmadı.
Bizim tarih kitaplarımız İnsanın tüylerini diken diken eden bu vahşetten neden bahsetmez?
Yunan’ın adalardaki, Mora’daki ve Batı Anadolu’daki mezalimi, katliamları niçin bu milletin evlatlarına anlatılmaz?
Kimden korkuyoruz? Kime yaranmak istiyoruz? Yoksa tarih kitabımızı bizimkiler yazmadı mı?
Ama unutulmasın ki, geçmişini satan geleceğini de satar. Bu eğitim sistemiyle biz daha çok işkencecisine aşık mankurtlar yetiştiririz. Yazık, çok yazık.
İşte Türk milletini aşağılayan o Yunan milli marşından bazı bölümler;
….
“Derin okyanus işte böyle uğuldasın isterdim.
Ve dalgasında boğulsun her Türk tohumu.
Hem palaskalar, hem kılıçlar etrafa saçılmış beyinlere,
Baştan başa yarılmış kafataslarına,
Kımıl kımıl oynayan iç organlarına bulanmış.
Köpekler(Türkler) azalıyorlardı.
Ve Allah diye bağırıyorlardı,
Allah!!!
Ve pislikler ölüyorlardı.
Allah diye böğürerek…
Pis kanları nehir olmuş ovada akmakta.
Ve her yerde ölüyorlardı
Sefil ve umutsuzca
Bu terk edilmiş sefil artıklar.”
İnanamayacaksınız ama gerçek. Bu okuduğunuz kıtalar Yunan milli marşından bir bölüm.
Peki biz hala soykırım davası açmak için niye bekliyoruz? Buna bir de Batı Anadolu’daki katliamları da eklersek, Yunanistan kaçacak delik arayacak ama nedense bizde iş yok, ruh yok, milli tarih şuurumuz dumura uğratılmış.
Her şeye rağmen Sayın Adalet Bakanımızdan ve hariciyemizden 205 yıllık gecikmiş bir onur mücadelesini başlatmalarını bekliyoruz. 25 Eylül 2026
Milli tarih şuurumuza yeniden kavuşmak dileği ile CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
Ahmet Karataş