Ankara Kitapevleri
MAKALE
Paylaş
23.11.2022 22:52
529 okunma
Ali Akça

"Okuma zevkini Hindistan’ın hazinelerine değişmem."

Gibbon

Türkiye’nin en çok kitap okunan kenti Ankara’da yaşıyorum. Paris’de nasıl Shakespare and Company, Gibert Joseph keyifli kitap okuma dünyası ise Ankara’da da okumanın büyüsüne kapıldığım, düzenli uğrak yerim, mutlu hissettiğim etkileyici birkaç kitapevi var.

 

En sevimlileri, Armada AVM’nin alt katındaki Remzi Kitapevi ile Ümitköy Gordion AVM’nin en üst katındaki Ada Kitapevi. Etkileyici dekoru ve kitap dolu raflarıyla rengârenk yerler. Birçok yazar-çizer, entelektüel sima ve öğrencilerin takılıp sohbet ettiği; kitap okuduğu mekânlar. Dünya klasiklerinden günümüz kitapları, çocuk kitaplarından dergilere kadar her şeyi bulmak mümkün. Sıcak ortamları, hoş kitap kokuları ve özgün tasarımları kitap dostlarını büyülüyor. Kitaplara dalmak, adeta bir dostla keyifli bir yolculuğa çıkmak gibidir. Çocukların heyecan ve coşkuyla kitap seçmelerini izlerim. Bu mekânların kitap sevmeyeni dahi özendirip sevdiren bir tılsımı var. Müdavimler gelir, orta masa etrafına oturup kitapları kurcalar ve hoşlarına giden kitapları alır. İnsanı farklı bir dünyaya yolculuk etme hissine kaptıran kitaplar ruhu, kalbe dokunur, iyi gelir.

 

Kitap-kahve kültürü ülkemizde eskilere dayanmakla birlikte başta İstanbul olmak üzere giderek önemini kaybetmiştir. Sosyal medya furyası kitap okuma alışkanlığını iyice zayıflatırken, son yıllarda, şehirlerde yeniden bir kitap-kahve açma modasının başladığı da görülmektedir. Kentpark AVM’deki Arkadaş Kitapevi ne yazık ki korona günlerinde kapanmıştır. Yerine açılan Kika Kitap&Kahve farklı ve özgün bir konsept ile hizmet vermektedir. Ne yazık ki raftan bir kitap alıp kahve içerek inceleme fırsatı sunmamaktadır. Duvarları yerden tavana kadar kitap dolu şık raflarla çevrili, farklı havasıyla insanın gitmeye can attığı daha birçok harika kitap ve yayınevi var.

 

Kitapevleri nispeten kalabalık ve gürültülü olsa dahi kitap dünyasına dalan kişiler aradıkları kitabı bulup rahat ve huzur içinde inceledikten sonra kalkıp kasaya yönelirler. Kütüphane rahatlığında, kitap kokularının birbirine karıştığı böyle hoş ortamlar ve güler yüzlü hizmetiyle çalışanlar insanı mutlu eder. Ankara’nın okuyan insanının buluştuğu, kitaplar arasında rahatladığı ayrı bir havası ve kendine özgü bir ruh bütünleyiciliği var. Ebeveynleriyle gelen çocuklar, okuldan çıkıp arkadaşlarıyla gelen öğrencilerin, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu huzurlu kokan ambiyansı mevcuttur. Böyle mekânlar çocuk ve gençlerin kitap okuma alışkanlıklarını oluşturup, onların güvenli bir yerde hoşça vakit geçirmelerini de sağlıyor. Kitap çeşitleri geniş; aranılanı bulmak kolay; sorduğunuzda yardımcı olan personel bilinçlidir.

 

Vazgeçilmez bir ritüel olarak kitapevlerine gitmemi yağmur, çamur, kar, fırtına, hiçbir şey etkilemez. Bazen öğle vakti yahut iş çıkışı takılırım. Burası iki ayrılmaz dost olan kitap, okuyucunun buluştuğu; çocukluk tutkum kitapla birlikte olduğum, şefkatle ağırlandığım kitap evidir. Daha kapıdan içeri adım atar atmaz, içimde biriken heyecanım giderek artar. Hani sevgiliyle buluşunca duyulan tarifsiz his vardır ya, anlatılması zor, işte öyle bir şey. Kapıdan girince, sıkıntıları atar bir huzur limanına sığınmış hissederim kendimi. Bu sakin limanda kaldığım süre içinde, sonsuz ve engin bir deniz gibi, sadece kitapları düşünürüm. Onların güler yüzüyle karşılaştığımda kalbim küt küt atar. Önümde bin bir yol açılır, farklı coğrafya ve iklimlere uçar giderim. Zamanın neşe içinde, farkındalıkla su gibi geçtiğini ifade etmeliyim. Her an ruhumu eş, dost, arkadaş sıcaklığı sarar. Tenimde güller açmışçasına bir pırıltı beliriverir, sevgiliyi görmüşçesine, yeni çıkanlarla buluştuğumda gözlerimin içinin ışıldadığını duyumsarım.

 

Yeni kitaplar, etrafa buram buram baskı kokusu salar. Onların en güzel giysileri, henüz üzerinden kokuları silinmemiş pırıl pırıl ipeksi kapaklarıdır. İlk önce "yeni çıkanlar" bölümüne geçer, özenle raflara göz gezdiririm. Üzeri buğulu, mis kokulu taze bir simit gibi, reyonlarda karşıma dikildiklerini hemen fark ederim. Sonra "romanlar", "felsefe" derken "şiir kitapları" bölümünde demir atar, zamanı yavaş yavaş eritirim. Ayaküstü okumak, kitaplarla konuşmak, şöyle bir göz atıp karıştırmak dünyanın en büyük zevklerinden biridir. Ayaklarımın dermanı kesilene dek orada dolaşır, geçen dakikaların sonsuz hazzına varırım. O an kafamda başkaca bir şeyin dolaşmasına izin vermem. Kitaba göz atmak çoğu kez rahat bir koltuğa oturup okumaktan daha iyidir. Elime bir kitabı dikkatlice alırım, dokunurum, onu tümden hissederim, tılsımlı hediye açar gibi kapağını açar, sayfalarında, keyifli bir yolculuğa açılırım. Kitabın önce yazarına, sonra kapağına bakmak, önsözünü okumak, eğer yazarı tanımıyorsam hakkındaki bilgilere göz gezdirmek alışkanlığımdır.

 

Kitap deyip geçmeyin! Thoreau, "Önce iyi kitapları okuyun; yoksa onları elinize almak için hiçbir istek duymazsınız." derken kitap seçmenin, okuma alışkanlığı ve kitap sevgisi kazanılmasındaki önemini dile getirmiştir. Kitap seçmek, arkadaş seçmek kadar önemli ve güç bir iştir. Faydalı olanlar yanında ruha ve usa kötülük serpen kitaplar da vardır. Shakespeare, “Kitaplarım, bana yetecek kadar büyük bir krallıktır.” der. Voltaire ise; "Yabanî uluslar dışında her ülke kitaplar tarafından yönetilir." diyerek kitapların ne denli önemli olduğunu vurgulamak istemiştir. Descartes, "En iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyılların en büyük insanlarıyla konuşmak gibidir." ifadesiyle sanki bizi tarihin derinliklerine götürür. Benjamin Franklin’in "Kitaplar, benim sevgili dostlarım, gerçek yol gösterenlerimdir. Çünkü ikiyüzlülük etmeden bana görevimi hatırlatırlar." sözü, onların ne denli yüksek değerlere sahip olduğunu bize apaçık göstermektedir.

 

Kitaplar, enfes bir lokantanın vitrinine taşınmış, lezzetli yemekler gibidir. Kokusu, tadı, biçim ve desenleri daha ilk bakışta cazibesi sizi içine alır. Damak tadına göre kendi aralarında kümelenmişlerdir. Raflarda yer alanlar, şanslılar çoktan en iyi köşeleri tutmuştur. Bir define odasında gibi, köşelere bölüm bölüm yığılmıştır. Birlikte ilerledikçe ruhunuza bir zenginlik dolar. Ne hayatlar yaşanmıştır, ne şiirler vardır sevgililere. Bu raflarda neşe, keder, hüzün, sevinç, mutluluk saklıdır. Zengin yoksul yaşamlar burada, hep bir arada kitaplarda gizlidir. Bir tür cennet, cehennem, akıl evidirler. Her birinin ayrı bir doğuş öyküsü vardır. Sizi teselli eder, avuturlar, bilgilendirirler. İstenmeyen zamanlar eğlenceye çevrilir, hüzünlü anlar onlarla paylaşılır. Bizi bizden alıp götüren, sıkıntılı anlarımızdan koparan, kızgın, küskün günlerde ve çaresizliğimizde onlar hep aynı güler yüzle bizi karşılarlar. Onlarla sağlam, sürekli bir ilişkimiz olmalı. Kitaplar, kafamızı, düşüncelerimizi aydınlatan, sıkıntılarımızı unutturan; bilmediğimiz görmediğimiz yerleri, buluşları ve keşifleri, inançları, düşünceleri, görüşleri öğreten yakın dostlarımızdır. Doğru yol gösterir, cana can katar, taze açan bir gül gibidir, doyumsuz bir tat, bir sevgili gibi çeker alır sizi koynuna. Bir özlem, tutku olur, dilinden bal akar. Bazıları tat almak yutulmak, diğerleri düşünerek sindirmek içindir.

 

Yaratıcı düşüncelerimize ilham veren yaşam koçumuzdur onlar. Kimi öğüttür, kimi yol arkadaşımız, kimisinde en güzel, doyumsuz bir aşk yaşanır. Bazılarının iklimleri soğuk, dağları karlıdır. Balta girememiş ormanların doyumsuz zevkini onlar bize sunar. Bazıları çölde susuz bırakır, alev alev yanarsınız. Bizi yeni bir buluşa, yeni düşüncelere ve farklı iklimlere götüren kitaplardır. Onlar en özel dinleyicimiz, pozitif ve gelecek odaklı düşündürür. Tüm bunlardan kimsecikler uzak kalmasın isterim. Böylesi güzel bir hazineyi bulamamışları düşündüğümde bir acıma duygusuna kapılırım. Tatlı bir dost, yaşam, düşün kaynağından uzak kalmak bilemezsiniz ne kadar acıdır.

 

Onlarla buluştuğunuzda, beraberliğinizde ve hatta onları konuk ettiğinizde, lütfen cimri davranmayın. İçinizdeki öğrenme isteği ve sevginin uyanışına izin verin. Kitaplarınızı hiç dokunmadan, günün birinde okurum düşüncesiyle saklamayın. Onları tozlu raflarda yalnız bırakmayın, ara sıra selâm verin, sevin bir çocuk ya da çiçek gibi. Hatırını sorar gibi açıp karıştırın. Okşayın; ruhunuzu doyurun. Onlarsız olmak, pek çok sevilen yakın bir dosttan uzak kalmak gibidir. Ayrılık ise soğuktur, üşütür insanı. Umutlarımızı besleyen tükenmez pınar, ruh derinliğimizi besleyen sonsuz kaynaktır kitaplar. Ben onları dost bilirim, dostlukları ömür eskitir. Kültürdeki sürekliliği, kendi görevi bakımından en sağlam biçimde gerçekleştiren bir araç, kültür belleğinin dayanağı, kitaplar kültür değerimizdir. Onlar, birbirinden bıkmamış, kopmamış, giderek artan bir tutkuyla buluştuğumuz çocukluk sevgililerimizdir.

 

Kitap-kahveler giderek çoğalıyor. Sivas’ta açılan bir kahvenin adına Türk Dil Kurumu Başkanı “Kahve Otağı” adını vermiş. Kahve insanı tutku ile kendine bağlar, her demlenmesinde farklı tatları ortaya çıkaran bir bilinmezdir. Benim için kahve ve huzurun eşliğinde biraz kitap okumak yorgunluğumu alıp neşe veren, bir nefes ve bir mutluluk kaynağıdır. Ankara’nın Kitapevleri ve Kitap Kahveleri yeni yaşam tarzı sosyal ortamlara katılmanın keşfidir.

 

Dostlukla…

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya