Heidegger, Türkçe’ye “Tekniğe Yönelik Soru”* olarak çevrilen kitabında teknoloji dolayımında doğayı ve insanı kendi arzularımıza göre çerçevelediğimizi belirtiyor. Kitabın temel tezi, teknolojinin doğayı, insanın kendi arzusuna göre çerçeveleyerek el altında bulundurması, zamanı gelince de kullanıma açmasını vurgulamak…
Dünyayı kendi arzumuza göre “çerçevelemekten” kastı şu: onu kendi olmaktan çıkararak bizim isteğimize göre kullanılacağı zamanı kollamak…
Böylece dünya ve giderek insan günü gelince kullanılmayı bekleyen bir nesne derekesine indirgeniyor. Filozof şu örneği veriyor: Ren Nehri arazi içinde akıp gitmektedir. İnsan, Ren’in akıntısı içerisine hidroelektrik santral oturtmak için bekler ve onu bekletir. Elektrik enerjisinin düzenli bir şekilde işletilmesine ilişkin iç içe geçmiş süreçler bağlamında, Ren’in akıntısı bile işlenecek bir “şey” olarak görünür (s. 69 vd.). Böylece nehir, eskiden salt kendi olarak bırakılıp o haliyle talep edilirken günümüzde ona elde edilecek kazanç kaynağı olarak bakılıyor.
Bütün doğa böylece kullanılmayı bekleyen bir malzeme yığını hâline dönüştürülüyor.