Her şeyin başı insan. Sonu da…
Gelecek zamanlara terkedilen olguların zamanı gelince oluşacağını düşünmeye doğru bir eğilim taşırız.
İçinde yaşadığımız için örneği aktüelden verelim. Deniyor ki örneğin: Korona küresel ekonomideki hiyerarşiyi yıkıp yeni siyasal oluşumların önünü açacak. Türkiye, Güney Kore, Çin koronayı başarıyla atlatan ülkeler arasında başı çekiyor, dolayısıyla küresel ekonomide de onların öncü olma rolü önümüzdeki süreçte somut olarak görünecek... ABD’yi ve AB’yi ise salgının kurbanı olarak bir akıbet bekliyor… Sonuç: Güney Kore ile Rusya, Çin ve Türkiye’nin, koronadan olumlu yönde etkileneceği yönünde projeksiyonlar yapılıyor.
Bu ifade tarzı, beklenen bütün bu oluşumların sanki korona sayesinde vuku bulacağına dair bir izlenim veriyor. Korona küresel dengeyi değiştirecek. Korona sayesinde bazı ülkeler küresel ölçekte ön alacak. Ve yeni dünya düzeninin dengesi korona sayesinde tersine dönecek…
Burada, insan dışı bir güce atıfta bulunuluyor.
Koronanın, ifade edildiği biçimiyle kendinde bir gücü bulunaydı, doğal bir olgu olarak herkese eşit muamelede bulunması beklenirdi.
Doğru, korona, insana rağmen vuku bulmuş bir doğal olgu… Ancak onun sonuçlarını belirleyen insandır…
Korona salgınının süresini kısaltmak veya uzatmak, onun olumsuz etkisinin yoğunlaşmasını veya seyrelmesini belirlemek insanın irade gücüyle bağlantılıdır.