7 yıl sonra geldiğimiz yer ve konum
MAKALE
Paylaş
15.07.2023 15:36
570 okunma
Yasin Aktay

Bugün 15 Temmuz. Bir darbe teşebbüsünün yıldönümü olduğu kadar, bence ondan da daha önemlisi böyle bir darbe teşebbüsüne karşı bir halkın dünya tarihinde benzerine az rastlanacak destansı bir duruşunun, direnişinin ve püskürtüşünün 7. yıldönümü.

Allah muhafaza, daha öncekiler gibi olabilirdi. Önceki darbeler karşısında olduğu gibi halk korkmuş, çekinmiş, neme lazım, mevzu yönetenler arasında dönüyor, bizi ilgilendirmez deyip aradan çekilmiş olabilirdi. Nihayetinde 1980 yılında halkın büyük çoğunluğu bırakınız karşı durmayı, büyük çoğunluğuyla süregiden istikrarsızlığa bir çözüm olarak 12 Eylül darbecilerini bir kurtarıcı gibi görüp selamlamıştı bile.

Halkın darbecileri bu şekilde ister hale getirilmesi zaten darbenin çok önceden başlayan planının bir parçasıydı. Halk ilk darbeyi gerçeklik algılarına, düşüncelerine ve hatta duygularına karşı yer. Darbeciler ilk aşamada kendi yollarını açar, meşruiyet temellerini oluşturur, gerekçelerini hazırlar. 27 Mayıs’ta denenen bu yol 12 Eylül’de daha başarılı bir biçimde denendi. 28 Şubat’ta ise çok daha karmaşık, o günün tabiriyle “postmodern yollar” denenerek gerçekleştirildi darbe. Toplum eskisine nazaran nispeten daha şehirleşmiş, dünya birbirine daha fazla eklemlenmiş, ikna edilmesi gereken insanların sayısı daha fazlalaşmıştı çünkü. 1960 yılında halkın yüzde 66’sı hala köylerde yaşıyordu ve ülkede toplamda sadece 5 üniversite vardı. Darbeci hevesler hiçbir zaman tam bitmiyor ama ülkenin gelişmişlik şartları darbecileri de daha karmaşık teknikler uygulamaya mecbur ediyor.

15 Temmuz münasebetiyle SETA Vakfının Ankara merkezinde düzenlenen panelde Prof. Cemil Koçak, 15 Temmuz darbe teşebbüsünü öncekilerle karşılaştırırken tam da bu bağlamda ilginç bir noktanın altını çizdi. Ordu içinde darbeye katılım konusunda önceki darbelerin dayandığı cuntaların çok ötesinde bir sayıya sahipti 15 Temmuz girişimi. 27 Mayıs darbesi çok az küçük rütbeli subayın başarılı bir operasyonuydu, ama siyasete karşı olduğu kadar ordunun büyük çoğunluğuna da karşıydı. 12 Mart muhtırası zaten ordu içindeki bir kargaşanın içinden çıkmıştı. 12 Eylül çok organize, askeri hiyerarşik disiplin içinde kotarılmıştı ama bu askeri disiplinde kimin rıza ile kimin kerhen destek verdiğini tespit etmenin yolu olmazdı. 15 Temmuz’da darbeye kalkışan FETÖ ordu içinde önceki darbeci cuntaların hiçbirinin ulaşamadığı bir güce, yaygınlığa ve sayıya sahipti.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya