Girit adasının idaresi 1821 tarihinden beri mesele haline gelmişti. Rusya Ayastafanos, Avrupa devletleri Berlin Antlaşması'na göre Girit'e müdahale ediyorlardı. Yunanlılar ise "Megola İdea" peşinde, adanın Yunanistan'a ilhakını istiyordu.
Girit'de olaylar birbirini takip etti,1896'da Prens Yorgi komutasında Yunanistan adaya asker çıkardı ve adanın İlhak edildiğini ilan etti.
Albay Vassos'un ilhak ilanı üzerine Osmanlı Hükümeti Yunanistan'a harp ilan etti. Osmanlı orduları Teselya'da Yunan kuvvetlerini kesin bir yenilgiye uğratmış bulunuyordu.
Eylül 1898'de Kandiye'de Müslüman halk adanın içerilerinden gelen muhacirlerle birlikte İngiliz işgal birliğine ve daha sonra Hristiyan Mahallesi'ne taarruz etti. Bu arada İngiltere Vis Konsülü öldürüldü.
İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya, 5 Kasım 1898'de Girit'teki Osmanlı Askeri ve Mülki kuvvetlerini zor kullanmak suretiyle adadan çıkardılar.
Dört devlet adayı aralarında Taksim edemezlerdi, çünkü çok küçüktü. İçlerinden birine veremezlerdi, çünkü çok önemli idi. Yunanistan'a bırakamazlardı, çünkü Yunanistan için çok büyüktü.
Değerli bir meslektaşım, "Hayrola, Girit ile ilgili paylaşımlar yapıyorsunuz" diyor ve sebebini soruyor. Malumunuz, çoğunlukla "sahada kazanmış, masada kaybetmiş" bir milletiz. Şu aralar Kıbrıs'da birtakım oyunlar tezgahlanmaya çalışılıyor. Annan planı gibi tuzaklar her zaman önümüze konulabilir. Girit bahsi Kıbrıs'la bitecek.
İşgalci İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya nihayet karar verdiler: Girit Osmanlı hakimiyetinde kalacak, Yunan Prensi Yorgi umumi vali tayin edilip, onun tarafından idare edilecektir.
"Girit bizim canımız, feda olsun kanımız" diye diye, adayı, 1899'da Venizelos'un hazırladığı bir anayasa ile kaybettik. Benzer oyunlar bugün Kıbrıs'ta da aynen oynanmaya çalışılıyor. Oyunların farkında olarak, Kıbrıslı kardeşlerimiz ve Türkiye çok dikkatli olmak zorundadır.
Ekmeden biçilmez. Genç arkadaşım! Eğitim çağın ekmek, İş ve çalışma hayatın biçmektir.
Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.
Tarih okumalarımızdan maksat, geçmiş hakkında Aziz Milletimizi - özellikle Gençlerimizi- bilgilendirmek; bilenler için hatırlatma yapmak; İdareci ve Yöneticileri uyanık olmaya ve Tedbiri Elden Bırakmamaya davettir; Dostumuzu- Düşmanımızı tanımak ve tanıtmaktır.
Devamlı güzel işler eylemeye bak. Arkandan "boş geldi, boş gitti" dedirtme.
Ekmeğini katığına denk eden bir vakit aç kalmaz.