“Kuyucaklı Yusuf”
MAKALE
Paylaş
05.05.2026 15:53
1.320 okunma
Av. Sabri Turhan

Kuyucak ilçesinin içinden çok geçtim. Orası bildiğim bir şehir olunca Kuyucaklı  birisinin anlatılması önce ilgimi çekti.

Zaten hep böyledir. Kitap, okuyanın bildiği bir yeri anlatıyorsa ,faraza filim de seyredenin gördüğü yerlerde çevrilmişse ilgi artar. Kahramanların gerçek oluşu ayrı bir zevktir tabi.

Roman, olmuş ve olması muhtemel  olayları anlatır. Değilse o, hikaye olur veya masal olur. Mahal gerçek olunca, “.. evet evet.Böyle bir yer var, böyle adamlar ve insanlar da olur” diye diye okursunuz kitabı..

Kuyucak  olayın olduğu yıllarda küçük bir köydü. Veya Nahiye merkezi.. Kuyucak’ta Yusufgilin evini eşkiya bastı.Yusuf’un anasını ve babasını öldürdüler.Olay üzerine Nazilli Kaymakamı Selahaddin Bey diğer resmi  zevat ile olay yerini incelemeye geldiler. Yusuf, anasının ve babasının cesetleri başında   üzgün ama, cesur  ve vakur bir şekilde duruyordu. Kaymakam, Yusuf’a acıdı. O’nu evlatlık  olarak aldığını söyleyerek çocuğu da Nazilli’ye götürdü. Evde Kaymakamın karısı  Şahende  Hanım, önce çocuğa itiraz  etti. Kaymakama  karşı durması pek mümkün değildi. Evlerinde bir de küçük Muazzez vardı.3 kişi iken, 4 oldular.

Kaymakam bey, ertesi sene Nazilli‘den  Edremit’e tayin  oluyor.4 kişilik ailesi ile birlikte bu şehre yerleşiyor. Romanın sonuna kadar geçen olaylar, hep Edremit’te geçiyor. Ne tesadüf, ben Kuyucak’ı tanıdığım gibi Edremit’i de tanırım. Hem de Kuyucak’dan daha çok.. Her yıl adli tatilde 15 günümüz Edremit’te  geçer. Yazarın anlattığı yerlerin hepsini  bir bir bilirim. Edremit’in içini, Zeytinli’yi, Doyran’ı Çamlıbel’i, ismini vermediği alevi köyü Tahta Kuşlar’ı da..

“Yazar Sabahaddin Ali, buraları  ne kadar iyi biliyor” diye kendimi alamadım önce. Biraz  araştırınca, yazarın küçüklüğü  Edremit’te geçmiş babasının  memuriyeti dolaysiyle .. Okullaların bir kısmını da burada okumuş. Şimdi şehirde bir park var, Sabahaddin  Ali ismini  taşıyor. Bir de Sabahaddin Ali Anı Evi var..

Burada Kuyucaklı Yusuf, sanki Edremitli  Yusuf olmuş. Zira romanın tüm bölümü Edremit’te geçiyor.

Kuyucak, mazide kalmış bir yer.

Kaymakam bey ,Yusuf’u da, kızı Muazzez’i de ilkokuldan başka okutmadı. Yusuf, büyüdükçe mahallenin başı boş gençleri ile vakit geçirirdi . Kız da annesi ile günlere gider, toplantılara katılır, günü gün ederdi. Kız büyüyünce isteyenler oldu. Araya kıskançlık girdi. İsteyenler birbirini öldürdü. O zaman da şimdiki gibi hatırlı insanlar devreye girerdi. Katil az ceza alsın diye..

Kaymakam, işsiz Yusuf’u daireye katip olarak  aldı. Bir süre sonra da kaymakam Seladdin bey öldü.

Ev, yalnız ve sahipsiz kaldı. Yusuf, herkesin peşinde olduğu Muazzez’i  kaçırdı. İkisi Burhaniye’de  evlendi.

Bir süre sonra ilçeye yeni bir kaymakam  geldi. Etrafın doldurması ile Yusuf’u görevden aldı. Ve O’nu köy tahsildarlığına  atadı. Kaymakam hovarda bir tipti.

Yusuf, yeni evli olmasına  rağmen köylere tahsilat için gidiyor günlerce  eve gelmiyordu. Muazzez Yusuf’ u merak ediyor, buna üzülüyordu.

Yusuf bir  gece vakti hesaptan olmayan bir şekilde eve geldiğinde ;evin üst katında gaz lambasının  ışığında eğlenen kalabalığı hayret ve dehşetle fark etti. Çok kötü bir durumdu. İçeride yeni kaymakam, şehrin ileri gelen amirleri, Şahende hanım ve Muazzez içki aleminde idiler. Hepsi de sarhoş olmuştu. Odanın bir  kenarında divanın üstünde sarhoş  Muazzez’e  bir zabit, herkesin  içinde tecavüz etmeye çalışıyordu .Diğer alem yapanlar buna bir şey demiyor ve sallana sallana kendilerinden geçiyorlar mest oluyorlardı.  Yusuf, kapıyı açtı. Silahı çekti. Herkesi kurşunladı. Bu arada  lamba söndü. Muazzezden  ses çıkmıyordu. Sanki herkes ölmüştü. El yordamı ile Muazzezi  buldu. Dışarı çıkardı. Köyleri dolaştığı  atlı  arabasına O’nu koydu. Havran’a doğru arabayı hızla  sürdü. Muazzez;  “Ben yaralıyım ”dedi. Havran’ın  üst taraflarına  vardıklarında  Muazzez öldü.  Yusuf, O’nu bıçakla kazdığı  mezara  gömdü.

Roman burada  bitiyor. Ne anlatıyor? Mesaj ne ? Alem yapan karısını önce vuruyor, o kadar çok seviyor ki, ölmesin, kurtulsun diye mi O’nu oradan alıyor ? Öfke birden sevgiye mi dönüşüyor? Kadın ihanet etse bile, sevgi asla ölmez mi? Ne oluyor?  Ne demek isteniyor?

Buna rağmen, böyle bir çelişkiye rağmen, romanı okurken; yazılımın, tanımlamaların ve tasvirlerin fevkalade olduğunu söylemeliyim. Yiğidi öldür, hakkını  yeme demişler. Kitap edebiyat olarak çok güçlü. 90 sene önceki tabirler ve deyimler, muhtemelen yayımcı tarafından adapte edilmiş. Edebiyat çok iyi. Bunun filmini de yaptılar diye biliyorum. Bazen yazar, kendini kahramanına söyletir.Kahraman bir şeyler söyler. Aslında o yazarın sloganıdır. Görüşüdür. Ve o kitabın mesajıdır. Burada ben bir mesaj bulamadım. Sıradan insanların günlük hayatı içki alemleri, kıskançlıklar ve sade hayat anlatılıyor.Güçlü  denen kitap, mesajsız.. Ama edebiyat olarak iyi anlatım.  Bunu yukarıda söyledim.

Sabahaddin Ali, Cumhuriyetin ilk yıllarının yazarıdır. Aslında öğretmendi. Bir çok ilde öğretmenlik yaptı. Devlet O’nu Almanya’ya eğitim için göndermiş, dönüşte  gene öğretmenlik yapmıştır. Çok okuyan bir yazardır. Evlerinde ışık olmadığı zamanlarda sokak lambasının altında kitap okuduğunu görenler vardır.Öğretmenlik yaptığı yerlerde devlet görevlileri  ve bazı çevrelere göre “zararlı “fikirler taşıdığı için  takibe uğramıştır. Bir çok defa hapis  yatmıştır. Çoğu zaman devlet  büyükleri ile tartışma ve mahkemeleşmeleri olmuştur. Atatürk ile  ve İsmet İnönü ile geçinememiştir. Bazı bakanlarla da mahkemelik  olmuştur. Mesela  İnönü’nün Ticaret  Bakanı Cemil Sait Barlas ile..

O devirde sağcı –solcu yoktu. Türkçüler vardı. Bir de Türkçülerin  “vatan haini” veya “komünist “dediği tipler vardı. Sabahattin Ali, 2.gruptandı. Devlet büyükleri ile takıştığı gibi Türkçülerle de  takıştı. Ünlü Türkçüler Nihal Atsız ve Peyami Safa ile mahkemelik  oldu. Yargılama Ankara Adliyesi’nde  olurdu, miting havasında.. Her ikisinin  de taraftarı  çoktu. Taraflar  mahkeme bitince mahkeme önünde  yumruk yumruğa kavga ederdi.  Sabahaddin Ali, Peyami Safa ile olan mahkemenin birinden çıkarken Osman Yüksel Serdengeçti  isimli bir genç tarafından tokatlandı. Genci okuldan attılar.

Sabahaddin Ali ,polis baskılarından bıktı .Ülkeyi terk etmek istedi. Ali Ertekin isimli bir şahıs kendine  yardım edecek, Bulgaris’tan üzerinden  Rusya’ya gidecekti. Sınırdan dışarı çıkacaktı. Kırklareli sınırında durdular. Sabahaddin  Ali burada biraz dinlenirken bir ağaç altında kitap okumak istedi. Kitabı  açtı.

 Rehberi, kafasına bir odun  vurarak  O’nu öldürdü. Kitap okumayı seven Sabahaddin, ölürken de kitap okuyordu

Ali Ertekin, ölüm cezasıyla  yargılandı.  Ertekin sonradan; “vatanseverlik  duygularıma ters düşen konuşmalar yaptı. Kanıma dokundu. Onun için öldürdüm” dedi. Kurban, kılavuzu tarafından öldürülmüştü. Ali Ertekin  idamla yargılandı. Ama 4 yıl hapis  yattı. Sabahaddin  Ali’nin mezarının nerede olduğu belli  değildir.

Bazılarına  göre “kötü adam” sayılan yazarın, “iyi” ama, mesajsız romanının hatırlattığı bu bende..      


Hurufat Bilgi  : 1.Yazarın ismi, Prens Sabahaddin’den mülhemdir. Babası, Prens Sabahaddin’i severdi.

                        2.Sabahadin Ali ailesinin soyadı Şenyuva’dır. Sabahaddin Ali, Şenyuva’yı seçmedi. Ali

                         soyadını alacaktı. Bu, babasının ön adı idi . Aslında Ali değil (Alı) dır. ( I) noktasız.

                         Bunun da bir hikayesi vardır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya