Namaz sonrasında tesbihat hatalarımız
MAKALE
Paylaş
29.01.2023 20:49
264 okunma
Kemal Cengiz
Allah kabul etsin, yüce dinimizin direği olan namazı kıldıktan sonra "tesbihat" dediğimiz dualarımızı yaparken; "adet yerini bulsun"  kabilinden çoğumuzun aceleye getirip üzerinde özenle durmadan  geçiştirdiği dualarımızda bir cok noksanlıklar kalıyor. Halbuki bunların da namaz ciddiyeti ile yapılması gerekiyor.
 
Herşeyden önce, bu "tesbihatın" cemaatle namazlar sonunda müezzinlerimiz tarafından açıktan yapılması, cemaat içinde hatası olanların hatalarını düzeltmelerine fırsat sağlamak içindir. Aslında namazdan ayrı olan bu tesbihat dualarını, herkesin kendisinin yapması ve  okuması esastır. 
Üstelik bir de bu tesbihatlar için camilerde imamdan başka bir de  "müezzinlerin" bulunması, konuya verilen önemin ayrı bir ifadesidir.
 
Hal böyle iken, kimse kusura bakmasın; cemaat olarak bu konuya gereken özen ve dikkati göstermiyoruz. Günde beş vakit cemaatle kıldığımız namazlarda, günde beş defa açıktan tekrarlandığı halde, bu tesbigat dualarını doğru-dürüst pürüzsüz bir şekilde okumayı berenimiz pek azdır. İnsan görmek istediğine bakar; anlamak istediğini dinler. Her gün önünden geçtiğimiz binaların kaç tane penceresi bulunduğunu önemsemediğimiz için bilmeyiz. Bu tesbihatı da doğru-dürüst beceremediğimiz, önem vermediğimiz göstermektedir. 
 
Maalesef tesbihatlardaki bu hataları sadece bilmeyen cemaat yapmıyor; bilen bazı görevlilerimiz de yapıyor. İstenmeyen hataların sebebi, çoğu defa trafik kazalarında olduğu gibi "dikkatsizliktir". Müezzinliği yapanlatımızın çoğu, Peygamber efendimize "salavat" ile başlanılması gereken tesbihatlarının başında, cemaate salavatı getirme fırsatı vermeden, tesbihat dualarının devamına geçmektedir. 
Şöyle ki, imam efendinin selamından sonra "ala resulina salavat" (Peygamberimize salavat) diye hatırlattıktan sonra; soluk almaya bile fırsat vermeden "sübhanellahi…" diyerek diğer tesbihata devam etmektedir. 
İşte tam burada, salavatı getirecek miktar soluklanılması gerekmektedir. Yani  "salavat" en kısa şekli ile "Allahümme salli ala seyyidina Muhammed" ( Allahım, sen Peygamberimize selam ve duamızı kabul et!) demek olduğuna göre; bu şekilde selamı  söyleyerek gönderecek  miktar beklenilmesi gerekir. Hatta bu "salavatın" da açıktan okunarak cemaatın öğrenmesine fırsat vermek çok yerinde olur. 
Cemaatle namazda  dualar içimizden okunduğu halde, tesbihattaki bütün dua cümlelerini açıktan okuma geleneğimizin  hikmeti, cemaate öğrenme fırsatı sağlamaktır.
 
Ayrıca, dualara ve tesbihata "salevat" ile başlamak, kabulü için Peygamberimizi öne katmaktır. Hadis-i şerifte, "Peygambere getirilen salavat, geri çevrilmez" (Şevkani, F.Mecmua, 328) buyurulmaktadır. Salavatı hatırlatıp da, getirmeye fırsat bırakmadan tesbihata devam etmek; cemaate, "siz getirin benim acelem var, arkamdan yetişirsiniz…" demek gibi bir mana taşımaktadır. 
Halbuki Yüce Allah, bizim her işimizde hayat rehberimiz olan kitabında, " Şüphesiz ki Allah ve melekleri Peygambere salavat getirirler. Ey iman edenler sizde ona salavat getirin; hem de teslimiyetle (saygı ve samimiyetle) getirin" (Ahzab, 56) buyurmaktadır.
Peygamber efendimiz de hadis-i şerifinde, "Kendisine salavat getiren kimsenin, cennetin kapısına omuzlarında zahmetle taşıyabildiği sevap yüküyle geleceğini" (Sehavi, K.Bedi', 161) müjdelemiştir.
 
Buna göre bizim tesbihattaki aceleci ve dikkatsiz davranışımız, sevap pazarında kazandıklarımızı döküp saçarak bırakıp  gitmemiz gibidir. Bıraktıklarımızı toplayacak olanlar, tesbihatını ağırdan alarak tam ve güzel bir şekilde yapanlar olacaktır. 
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbul-Haseki 4. Dönem) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya