Mesih Masalı ya da Tevrat’ın beklenen Mesih’i kim?
MAKALE
Paylaş
09.01.2024 17:43
2 yorum
1.074 okunma
İlhan Akkurt

“Mesih Masalı” Luigi Cascoilli isimli bir İtalyan papaz/teolog tarafından Mesih olayının hayal mahsulü olduğunu savunan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava açan yazarın bu konudaki kitabının ismidir. Hatta konunun uzmanı rahmetli Aytunç Altındal bu davada şahitti. Mesih Tevrat’ta birçok yerde, esaret altında kalan Yahudileri, Kudüs merkezli tekrar güçlü bir devlet kurarak, esaretten kurtarıcı bir önder olarak zikredilir. Hristiyanlarda ise, Armagedon Savaşı öncesinde gelecek ve bu savaşta dünyadaki insanların dörtte üçü ölecektir. Dört parça olarak sürdürdüğümüz Armagedon Kehanetleri üzerindeki yazı dizimizin son parçasında, Yahudi-Hristiyan birliğine malzeme edilen Mesih konusunu aydınlatmaya çalışacağız. Mesih kelimesi İbrani'ce Maşiah'tan türemiştir. Mesih; İbranice’de kutsal bir amaç için yağlanmış, kutsanmış ve görevlen­dirilmiş kişiyi tanımlamak için kullanılır. Eski Yunancada karşılığı Hristos'tur. Hristiyan ismi, işte bu Yunanca olan kelimenin Mesihçiler anlamına gelen şekli Hristianos'tan türemiştir. Her inanç siste­minde bir kurtarıcı önder beklentisi vardır. Özellikle Yahudilik ve Hıristiyanlık, bu beklenti üzerine kurulmuştur. Tevrat'ta krallar, kâhinler ve peygamberler, kutsal yağ ile mesh edilerek kutsanırlardı. Bu kişiler Tanrı ile ilişkili kutsal kişiler olmaktadır. Günümüzde kurtarıcı Mesih; Yahudiler için sürgünden onları Filistin’e toplayıp, Süleyman Mabedi’ni kuracak ve yeryüzünde huzur ve güvenliği sağlayacak insan olan kutsal bir liderdir. Hristiyanlar içinse dünyanın dörtte üçünün katledileceği Armagedon Savaşı öncesi, yeryüzüne geri dönecek ve Evanjelik Hristiyanlarla beraber bin yıl huzur içinde yaşayacak, Tanrı kabul edilen Hz. İsa’dır.

Bizlerin Tevrat, Yahudilerin Tanak dedikleri Eski Ahid’in ilk 5 kitabını Yahudiler Tora diye isimlendirirler.  Hz. Musa’ya Tanrı tarafından indirildiği kabul edilen bu ilk 5 kitap, Yahudiler tarafından birinci derece kutsal olan kitaplardır. Son derece bağlayıcı olan bu 5 kitapta, kurtarıcı Mesih inancı ve beklentisi yoktur. Tevrat’ta kurtarıcı Mesih hakkında bilgiler, Yeşaya, Hezekiel,Yeremya, Daniel,Mika ve Zekerya kitaplarında bol bol zikredilir. Bu kitapların M.Ö. 600-500 civarlarında hepsi Babil esaretinden önce yazılan peygamberlik kitaplarıdır. Hz. Süleyman’dan sonra iki parçaya ayrılan Yahudi devleti, önce M.Ö. 722’de kuzeydeki İsrail Krallığı, Asur İmparatorluğu tarafından işgal edilip, burada yaşayan 10 Yahudi kabilesini sürgün etmişti. Güneydeki Yahuda Krallığı ise, M.Ö. 586 yılında Babil Kralı Nebukadnezar tarafından işgal edilip önemli bir Yahudi topluluğu Babil’e sürgün edilmişti.

Yahudilerin Asur ve Babil yenilgisiyle başlayan esaret yıllarında yazılan peygamberlik kitaplarında, kendilerini esaretten kurtaracak ve yeniden büyük bir devlet kuracak, kurtarıcı bir Mesih’in geleceği ve bu önderin özelliklerinden defalarca bahsedilir.  Yahudiler için, M.Ö 970 yılında kral olan ve on iki Yahudi kabilesini tek bir devlet birleştiren Kral Davut çok önemli bir şahsiyettir. Yahudilerin birlik içinde en güçlü dönem olduğundan, Kral Davut ve dönemi Yahudiler için daima en ideal dönemdir.  Gerek Asur gerekse Babil işgalinden kurtulmak için beklenen Mesih hep Kral Davut’a özlemi dile getirmiştir:

“6-Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.

7-Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak Ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen RAB’bin gayreti bunu sağlayacak.” (Tevrat-Yeşaya-9)

Peki, Yeşaya, Hezekiel, Daniel ve Zekerya, Babil sürgün döneminde esaretten kurtulmak için yapılan bunca kehanetler sonunda, beklenen kurtarıcı Mesih gerçekten geldi mi? Yeremya Peygamber’in belirttiği gibi Babil işgali 70 yıl sonunda bitti mi? Yahudileri bu esaretten kurtarıp, tekrar Kudüs’e dönüp Tapınağı kurabildiler mi? Evet Yahudiler 70 yıl süren Babil esaretinden sonunda, bekledikleri kurtarıcı gerçekten gelmişti. Büyük ümitle bekledikleri Babil esaretinden kurtaracak Mesih gerçekten gelmişti. Yahudileri Babil esaretinden kurtarıp, sürgündekilerin Kudüs’e kavuşmalarını ve Tapınaklarını yeniden kurmalarını sağlamıştı. 

Ancak ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı Mesih gelip, Babil’i perişan edip, Yahudileri kurtarmıştı kurtarmasına amma ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı olarak gelen Mesih Beytlehem kasabasından ve Davut soyundan değildi. Gelen kurtarıcı davut soyundan olmadığı gibi, bir yahudi’de değildi. Özlemle bekledikleri Mesih gelmişti, daha doğrusu Tanrı bekledikleri Mesih’i göndermişti. Gelen Mesih kimmiş önce bir görelim:

“1 RAB meshettiği kişiye, Sağ elinden tuttuğu Koreş’e sesleniyor. Uluslara onun önünde baş eğdirecek, Kralları silahsızlandıracak, Bir daha kapanmayacak kapılar açacak. Ona şöyle diyor:

2-“Senin önün sıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.

3-Seni adınla çağıranın Ben RAB, İsrail’in Tanrısı olduğumu anlayasın diye karanlıkta kalmış hazineleri, gizli yerlerde saklı zenginlikleri sana vereceğim.

4-Sen beni tanımadığın halde kulum Yakup soyu ve seçtiğim İsrail uğruna Seni adınla çağırıp onurlu bir unvan vereceğim.

5-RAB benim, başkası yok, Benden başka Tanrı yok. Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım..…….

13-Koreş’i doğrulukla harekete geçirecek, yollarını düzleyeceğim. Kentimi o onaracak, Sürgünlerimi ücret ya da ödül almadan o özgür kılacak.” Böyle diyor Her şeye egemen RAB.” (Tevrat-Yeşaya-45)

Gelen kurtarıcı Mesih Yahudi değil bir Pers’li idi, yani İran’lı bir kraldı. Beklenen kurtarıcı Pers Kralı Koreş’ti. M.Ö.537’de Pers kralı II. Koreş, Babil Kralı Baltazar’ı yenip, 16 Temmuz’da başkent Babil’i fethediyor. Böylece Yahudiler beklediği kurtarıcı Mesihlerine kavuşmuş oluyorlar. Tabi sona eren esaret sonunda, Kutsal Kent’lerine kavuşup M.Ö. 516 yılında Tapınaklarını da yeniden kuruyorlar. Böylece Tevrat’ta Yeşaya, Hezekiel, Daniel ve Zekerya peygamberlerin yazdığı iddia edilen kitaplardaki 70 yıl kehaneti doğru çıkmıştı. Ayrıca Tevrat, Pers Kralı Koreş, Tanrı tarafında bu işe seçildiğini, yani Mesih olduğunu açıkça belirtiyor:

“21- Böylece RAB’bin Yeremya aracılığıyla söylediği söz yerine geldi: “Ülke tutulmayan Şabat yıllarını tamamlayıncaya, yetmiş yıl doluncaya kadar ıssız kalıp dinlenecek.”

22- Pers Kralı Koreş’in krallığının birinci yılında RAB, Yeremya aracılığıyla bildirdiği sözü yerine getirmek amacıyla, Pers Kralı Koreş’i harekete geçirdi. Koreş yönetimi altındaki bütün halklara şu yazılı bildiriyi duyurdu:

“23- Pers Kralı Koreş şöyle diyor: ‘Göklerin Tanrısı RAB yeryüzünün bütün krallıklarını bana verdi. Beni Yahuda’daki Yeruşalim Kenti’nde kendisi için bir tapınak yapmakla görevlendirdi. Aranızda O’nun halkından kim varsa oraya gitsin. Tanrısı RAB onunla olsun!” (Tevrat-II. Tarihler-36)

Konu bu kadar açıkken, ne gariptir ki, bu duruma kimse değinmez ve Babil sürgününden kurtulmak adına yazılmış olan bu kehanetler, Hıristiyanlarca Hz. İsa’ya, Yahudilerce ise günümüze yorumlanmaktadır ve her iki din sahipleri hâlâ mesih beklentisi içindedirler.

M.S. 70 ve 140 yıllarında Kudüs’te büyük yıkım ve sürgün oldu. Bu sürgün 2000 yıla yakın devam etti. Yahudiler 2000 yıl Kudüs ve Tapınak’tan mahrum, son derece çileli bir hayat sürdüler. 70 yıllık Babil sürgünü ise bunun yanında anmaya bile değmeyecek kısalıkta. Bu zorlu yıllarda Tevrat’taki bu Mesih’le kurtuluşu tekrar kendilerine yorumlayarak, hep “Mesih gelecek bizi esaretten kurtaracak, tekrar mabedimize ve devletimize kavuşacağız” beklentisi içinde oldular. En son Sebatay Zwi’ye (1626-1676) kadar birçok kişi hep kurtarıcı/beklenen Mesih ilan edildi. 1948 yılında, sürgünden dönerek İyi de gerçek buysa, bu yorum doğruysa, devlet kuruldu, esaret bitti hani Mesih nerede kaldı? Bütün bunları gelip o gerçekleştirecekti. 

Ayni zamanda, Mesih’in geleceğini müjdelemek için, Mesih’ten önce geleceği kehanetinde bulunulan İlyas Peygamber nerede (Tevrat-Malaki-4:5)? Vaad Edilen Topraklara Yahudiler sürgünden döndüler ve Kudüs başkentli bir devlette kurdular. Bütün İsrailoğulları tekrar Vaad Edilen Topraklar’a dönecekti ama kehanetlerde belirtilen kayıp on kabileden haber yok. Bütün bunlar olurken beklenen Mesih nerede? Niçin hala gelmedi? Bu kadar çelişkiden sonra, kimse günümüzde boş yere hala, Mesih ne zaman gelecek diye beklemesin. Tevrat’ta sözü edilen kurtarıcı Mesih M.Ö. 537 yılında gelmiştir ve Yahudileri Babil esaretinden kurtarmıştır. Ancak bu gelen kurtarıcı Mesih, Tevrat’ta belirtilen gibi Davut soyundan bir Yahudi değildir. Gerçek bütün açıklığıyla ortada. Dileyen hala gelmesi için beklemeye devam edebilir.

İsrail Karşıtı Yahudiler var mı?

Bu durumun farkında olan dindar Yahudiler de yok değil. Lübnan’daki Hizbullah’ın televizyonunda 18 Haziran 2005 tarihinde yaptığı konuşmada Haham David Weiss: 

“İsrail’i Şeytan’ın maddeleşmiş halidir” diye tanımlayarak:

“Her gün İsrail’in yıkılması için dua ediyoruz” dedi.

Şu andaki İsrail’i siyonist bir devlet olduğu için tanımamaktadırlar. “Mesih gelmeden önce bir Yahudi vatanından söz edilemez” der. Bu uyarıyı geçmiş yıllarda Talmud’taki Üç Emire dayanarak 13. yy.’da Haham Eliezer, 18.yy.’da Haham Yehonatban Eibshuts gibi Alman hahamlar, İspanyol Haham Ezra ve Yahudi bilgin Rafael Hirsch Yahudi göçmenleri Filistin’e göç konusunda hep uyarmışlardı. Herhalde Hitler, bu din adamlarını dinleyerek yeni kurulan devlete göç etmeyen Yahudileri cezalandırmış ve göçü hızlandırmıştı. Tevrat’tan çıkardıkları kendi yorumlarına göre haklıdırlar. Bekledikleri Mesih çıkmadığına göre, bu devlet meşru değil ve Siyonistlerin organize ettiği bir devlettir. Ayrıca bu Mesih yeryüzünde savaş değil, tüm insanlar için bir barış ve huzur dönemi başlatacaktır. Bu durumun farkında olan dindar Yahudiler İran’da yapılan Siyonizm karşıtı toplantılara bile katılmaktadırlar. Siyonizm ve İsrail karşıtı Naturei Karta Yahudileri Hahamı Ahron Cohen, bu konuda neler söylüyor:

"Biz Ortodoks Yahudileri hayatımızı Tevrat'a göre yaşamaya çalışıyoruz. Yahudilik diğer dinler gibi merhametli olmayı ve alçak gönüllülüğü savunan bir din. Bizler günahlarımız nedeniyle Yüce Yaratıcı tarafından 2000 yıl önce sürgüne gönderildik ve dünyanın her tarafına dağıldık. Tevrat'ta Yahudilerin Filistin'e döneceği yazıyor ama bu Filistinlileri topraklarından atarak, katlederek olmaz. Bizler günahlarımızdan arınmalıyız ve merhametli olmalıyız. Siyonizm'in merhameti yok. Siyonizm, dini terk eden 'laik-ulusalcı' bir grup tarafından kuruldu. Bu insanlar Arapları Filistin'den atarak bir devlet kurdular. Bu bizim dinimize aykırı. Başka insanları topraklarından sürmek, katletmek inancımıza aykırı. Siyonist düşünceyi taşıyan İsrail'e bu yüzden karşıyız. Siyonistler, Filistinlilere yaptıkları nedeniyle hiçbir zaman barış yüzü göremeyeceklerdir. Siyonizm, zalim ve kibirli bir karaktere sahiptir.”*  

Tevrat’ta günümüze dönük bir Mesih kehaneti var mı?

Bu ara Hıristiyanlara ne oluyor dersek, işin aslı şu olduğu açık; Babil esaretinden sonra Yahudiler, her zorda kaldıklarında Mesih’ten bahseden ayetlere yeni yorumlar vererek, birbirlerine kurtuluş ümidi aşıladıkları ortada. Hz. İsa’dan önce Yahudiler Roma istilası altındaydılar. Yahudiler Tevrat’taki Asur ve Babil istilasında yazılan kurtarıcı Mesih kehanetlerini bu kez Roma istilasından kurtulmak için kullanmaya başladılar. Yani Roma istilası hakkında Tevrat’ta hiçbir kayır ve Mesih kehaneti yoktur. Pavlus bu Mesih anlayışına bütün insanlığın kurtarıcısı gibi, Kabalistik yorumlar katarak yeni bir şekle soktu. Eğer Hz. İsa, Pavlus’un iddiasındaki gibi gerçekten beklenen kurtarıcı Mesih idiyse, Yahudileri Roma esaretinden neden kurtaramadı. Neden Kudüs ve tapınak yakılıp yıkıldı ve Yahudiler 2000 yıl sürecek bir esarete düştüler. Tabi bütün bunlar Tevrat’la çelişmektedir ve bunu iyi bilen Yahudiler Hz. İsa’nın peşine düşmediler. Bu sebepten Hz. İsa’nın dini Anadolu’da Yunanlılar arasında yayıldı. Kilise ise “Hz. İsa Mesih olarak gelecek ve Armagedon savaşı olacak” diye hâlâ beklemeye devam etmektedir. Kur’an’da Hz. İsa için “O beklenen Mesih’tir” gibi bir ifade yoktur. Ali-İmran 45’teki kullanılan Mesih kelimesi sadece bir sıfat ve ünvandır.

 “Hani Melekler, dediler ki: “Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir.”  

Zamanımıza dönük bu kehanetlerin sağlıklı bilgiler olmadığı ortada. İşte bütün bu kehanetlerin gerçekleşmemesi, Tevrat’ta geleceği vaad edilen Mesih kehanetlerini sorgulanmasına yol açacaktır. Kararı Mesih kehanetleri peşine düşen ve dünyamızı bu kehanetleri gerçekleştirmek için felakete sürüklemeye çalışanlara bırakalım. Dileyen hala bunları gerçekleştirmek için, her türlü komployu gerçekleştirerek bir türlü bekledikleri Tanrı’yı kıyamete zorlayıp dursunlar. Tanrı göndermiş göndereceğini. Olayları bu kadar zorlarlarsa her çağda bundan öncekiler gibi Mesih olduğunu iddia eden birilerini bulabilirler. Ama kimse bu işe Tanrı’yı karıştırmasın. Tanrı aslı astarı çıkmayan vaatlerde bulunmaz. En iyisi bu defteri kapatmak ve boş yere Tanrı’yı kıyamete zorlamamak. Tanrı yaptığı vaadleri geçmişte yerine getirmiş. Gelin dünyayı rahat bırakın. Dünyamızı felakete sürükleyip birilerinin küresel Ordo Ap Chao senaryolarına alet olmayalım. İncil’deki son bölüm olan Yuhanna’nın Vahyi’ndeki kurgu flim gibi vizyonları, bu derin şeytani-deccali güçler kullanmaya çalışıyor. Evanjelik Hristiyanlar, bu boş kehanetlerin peşine düşerek, dinlerini Siyonizm’in hizmetine soktuklarının farkında mıdırlar? Bu konuları daha genişçe anlatan kitabımız yolda.

*24.01.2010, timeturk.com

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 2 yorum yapıldı
MESİH henüz gelmemiştir. Pers Kral'ı Koreş asla MESİH olamaz.
Yazınızı sonuna kadar okudum. Ancak göz ardı ettiğiniz önemli bir konu, gelecek MESİH'in hükümdarlığı sonsuza dek sürecek. İran Kral'ı Koreş, asla MESİH olamaz. Çünkü Tevrat'ta gelecek olan MESİH'le ilgili olarak belirtilen özellikleri taşımıyor. İsrail'i RAB'bin isteği üzerine kurtarmıştır, O'na bu iş için bir ünvan verilecektir. Ama Peygamber YEŞAYA tarafından söylenilen bütün MESİH özellikler yoktur. Gelecek Olan MESİH, Güçlü TANRI, Ebedi BABA, Esenlık ÖNDERİ, Harika ÖĞÜTÇÜ Olacak. Ve Egemenliği sonsuza dek sürecek. Bu özelliklere bile İran Kral'ı KOREŞ uymaz. Bu konularda gerçek yorumu ancak, İsa MESİH'e iman etmiş kişiler bütün Kutsal Kitaplara hakim oldukları için yapabilirler. MESİH Kurtarıcı olarak geldi Ama Yahudilerce kabul edilmeyip çarmıh'a gerildi. Eğer O'nu Kral olarak kabul edebilselerdi, kurtarılacaklardı. Ama bütün insanların kurtuluşu günahlarının bedeli olarak çarmıhta can verdi. 3.gün dirildi. Kendini elçilere bedensel olarak ta çarmıhtaki yara izleriyle gösterdi.
Yorum Ekleyen: İsa MESİH İmanlısı     29.05.2024 13:28:18
Muhteşem
Deryasın maşallah
Yorum Ekleyen: Muatafa Yıldız     11.01.2024 09:07:08

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya