“Kör oldum , kör oldum”
MAKALE
Paylaş
23.02.2024 23:26
384 okunma
Av. Sabri Turhan

Eskiden, “Yeşilçam Filmleri “ vardı. Televizyonlar tek kanal olduğunda, hatta televizyon yokken, filmlerin başrolünde bir “esas kız”, bir de “esas oğlan” olurdu. Bunların bazen biri zengin, biri fakir olurdu. Seyircilerin  her biri, bu filmlerde kendini bulurdu .

Filmler o gün akşam yayınlanacaksa, gazeteler; gündüzden ve sabahtan ilan verir;”..bu akşam film var, mendillerinizi  hazırlayın” diye manşet atardı. Zira Yeşilçam filmleri çok duygusaldı ve seyirciyi ya filmin sonunda ya ortasında ağlatırdı.

Filmin kahramanları da duygusallık rolünü iyi becerirdi. Film icabı “esas kız” kör olsa, duygusallığın hesabını yapan olamazdı. O zaman bütün komşular  ve mahalleli seferber olur, kızın gözünün açılması için uğraşırdı. Burada yardımseverlik ve iyilik o kadar boyutlara ulaşır ki, kız sağlamken nasıl yaşayacaksa  ona göre bir hayat  kurmak için uğraşırdı kahramanlar...Kızın gözünün açılması  O’na bir ışıktır. Görmesinin tek yolu gözünün açılmasıdır. Ama bu büyük bir ameliyatı gerektirir. Ameliyat da para demektir. O da, ne komşularda ve ne de yardım için koşuşturanlarda yoktur. Bu uğurda kahramanlar kızın gözünü açacak para için hırsızlık yapmayı ve zorla para almayı bile göze alırlar. Tıpkı “Üç Arkadaş ”  filminde olduğu gibi..

Kadir İnanır, Halit Akçatepe ve Müşfik Kenter, sokakta bir kör kızın el yordamı ile yol aradığını görürler O’na acırlar. Yardım etmek isterler. Kör kız Hülya Koçyiğit, hayatın çilesini çekmektedir.Filmin gelişen sahnelerinde üç arkadaş, kör kızın gözlerini açtırmak için para toplarlar. Para yetmez. İşte o zaman, haraç ve hırsızlık devreye girer. Kör kız ameliyat edilir.Ameliyat odasında gözlerinin üzerindeki bant kaldırılınca; “görüyorum,görüyorum “ diye bağırır.. Herkesi bir sevinç kaplar. İşte o zaman, gazetenin yazdığı  mendiller devreye  girer, gözyaşlarını silmek için...

İleri sahnelerde kızın gözünün açıldığı  gibi, şansı da açılır, ünlü bir ses sanatçısı olur. Şarkı söylediği müzikholün en ön sıralarında bütün mahalleli  vardır...

Jose Saramago’nun ” Körlük” romanında körlüğün, kör olmanın başka bir cephesi anlatılıyor. Bir göz doktoru, akşam muayenehanesini kapatıp evine arabasıyla  dönerken ve kırmızı trafik ışığının yeşile dönmesini beklerken, birden  kör oluyor. Arkadaki arabaların  geçmek için durumunu düşünün.. İnsanların gitmeyen arabaya ve şoförüne karşı neler dediklerini düşünün...O sırada bir adam geliyor. Durumu soruyor. Doktor kör olduğunu, onun için gidemediğini söylüyor. Adam ,direksiyona geçmeyi teklif ediyor ve geçiyor. Doktoru tarif edeceği duruma göre evine götüreceğini  söylüyor .O’nu evin bulunduğu sokağa kadar getiriyor .Ve evin dış kapısında  bırakıyor. Doktor evine kendi kendine çıkacağını söylüyor. Doktor  el yordamı ile merdivenleri  çıkıp evine geliyor. Kapıyı karısı açtığında “ben kör oldum” diyor. Karısı şaka sanıyor. Ondan sonra gerçeği anlayıp, hemen hastaneye gidelim” diyor. Aşağıya iniyorlar. Anahtar  doktorda yok. Adam vermedi bana diyor. Kadın yukarı çıkıp yedek anahtarı alıyor. Sokağa gidiyor.Ama orada araba da yok. Getiren adam hırsızmış. Arabayı alıp gitmiş.

Doktor, kör olmuştur ama, her aydınlıktır. Körlerin dünyası karanlık derler. Burada körlük körün bir süt denizine düşmesi gibidir. Her şey beyaz görünmektedir. Beyazlar içinde hiçbir şeyi  görememe..

Biraz sonra  bir başka kör getirilir hastaneye.Az sonra bir başkası daha..Bunlardan birisi doktorun iki gün önce muayene  ettiği bir hastadır.Bu körlük balaşıcımı yoksa derler.Körlük, nezle- grip mi ki, bolaşıcı olsun denirse  de, korlüğün bulaşıcı olduğu yaygınlaşır.Hepsi de beyaz bir süt denizinin içinde imiş gibi olurlar. Hiç bir kör için karanlık yoktur.Beyazlar içindedirler ama, hiçbir şeyi  göremezler.

Derken, körlerin  sayısı artar.Biraz sonra bir otele bir adamla buluşmaya giden siyah gözlüklü  bir kız tam adamla buluştuğu  otel odasında  kör olur. O da oraya getirilir.Biraz sonra doktorun arabasını çalan adam da kör olmuş, oraya gelmiştir.Kör olanların sayısı gittikçe ve hızlıca ortar.

Bütün körleri  eski bir akıl hastanesinin kullanılmayan koğuşlarına yerleştirirler. Doktorun  karısı kör değildir ama, ilk zamanlar bunu saklar .Herkes  o’nu da kör zanneder.

Körlerin yerleştiği eski akıl hastanesini askerler korumakta ve idare etmektedir. Koğuşların hepsi kör insanlarla  dolar.”..bulaşıcı  körlük”bütün şehri sarmıştır.Askerler körlere savaşta esir alınmış düşman askerleri gibi bakar.Hoperlörlerden  anons verilir: ”.yemekleriniz dış kapıda.. oradan alın ve yiyin”denir Ama zaten kör,dış kapı nerede,yemek tabağı nasıl  bunu bilmez bile.. Asker bunu düşünmez. Küçük çapta  nümayişler  olsa asker, yaylım ateşi açıp rastgele körleri  öldürür.Sonra ikinci bir anons ;”Bir çapa - kürek bulun, ölüleri  gömün” derler.Gözü görmeyen,oraları bilmeyen  insanların nasıl kürek ve çapa bulacağı, bahçenin neresine  çukur açıp,  cesetleri  gömeceklerini kimse  düşünmez .

Burada kimse kimseye  yardım etmez. Doktorun koğuşunda 6-7 kişi birbirlerini  gözetir. Bunlardan birisi doktor, birisi karısı, birisi kalın gözlüklü kız, birisi gözü bantlı adam. Birisi şaşı çocuk. Birisi ilk kördür. Bunlar birbirlerini seslerinden tanıdıkları arkadaşlarıdır. Bir de durmadan ağlayanların göz yaşlarını yalayan  küçük sevimli köpekleri vardır yanlarında. Hiç birinin ismi yoktur. Doktorun ve karısının adını kimse merak etmemiştir. İlk körün adı nedir ?Gözü kalın bantlı adamın adı nedir?Siyah gözlükle kızın adı nedir?Hatta insanlara acıyıp, oların gözyaşlarını  yalayarak silen  küçük köpeğin adı da yoktur.Romanda insanlar bu şekilde belirlenmiştir. Doktor,ilk kör;siyah gözlüklü kız gibi..Zaten kitapta; “bu olay, bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir şehrinde oldu”denmektedir.

Askerlerin, düşmandan  esir alınan askerler gibi baktığı  yetmiyormuş, gibi, bir süre sonra, öteki koğuş körleri, bu koğuşun körlerini  sanki esir alır. Onlara yemekleri para ile vermeye ve paraları da iç etmeye başlarlar.

Diğer koğuşun kör erkekleri  biraz sonra, azgınlaşmaya başlarlar. Bu koğuştaki kör kadınlara tecavüze başlarlar. Hastanede açlık başlar. Yemekler zaptedilmiştir. Korsanlık almış yürümüştür. Zorbalık  ve tecavüzler de.. Derken, eski akıl hastanesinde bir yangın çıkar. Herkes kendini sokağa atar.

Bu safhadan sonra körler için yeni bir dönem başlar.Sokaklar ölmüş insanlarla ve hayvanlarla doludur. Çöpler dağ gibidir.Bazı insan ölülerini aç köpekler yemiş, yaralı bir çok ölü vardır sokaklarda.Bütün şehir kör olduğu için kimse evinin  nerede olduğunu bilemez. Herkes her yeri işgal etmiştir.Yiyecek  bulmak  için herkes  rastgele  evlere ve işyerlerine girmiştir.Körün ilk girdiği yer onun evi olmuştur. Orası ister ev olsun, ister işyeri olsun,orayı işgal edenler orada barınmakatadırlar.

(Roman, bu şekilde akıp gidiyor.Yazarın kitabı,Nobel Edebiyat  Ödülü  almış.Başarılı  bir eser.Zaten öyle olmasa ödül alamazdı.Çeviri de başarılı sayılır.Ama küçük imla hataları  var çeviride..Cümle bitince nokta  yok,virgül var.Cümle sonu virgül.. Ondan sonraki cümle büyük harf ile başlıyor.Yani virgülden sonra büyük harf. Oysa cümle bitince nokta olur.Ondan sonra büyük harf olur.Cümle sonu virgül  olunca, cümle bitmemiş gibi oluyor.Bu, bir- iki kere olmuş değil.335 sayfa kitap böyle yazılmış )

Derken, kör doktorun  gözü kendiliğinden açılır.Sonra birisinin  daha..Sona doğru,kör doktorla  işbirliğinde bulunan 7 kişinin 4’ünün  gözü açılır.Doktor,” ben onların  gözünü ameliyat  eder açarım” der.

(Yazı çok uzadı.Ben romanı bitirdiğimde  kalanların  da  gözü belki açılmıştır) İyi günleriniz olsun.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya