Özgürlük, Sorumluluk ve Emanet
MAKALE
Paylaş
18.05.2023 15:36
2 yorum
840 okunma
İlhan Akkurt

Özgürlük için, bilgi sahibi olacak sağlıklı bir beyne sahip olması ilk şarttır. Yeryüzünde yaşamak için bilgi sahibi olmak çok mu lazım derseniz, aslında pek öyle görünmüyor. Yeryüzünde mütevazı bir hayat için, öyle ille de sivri bir zekâya ve çokça bilgiye sahip olmak şart değil. Çevremizde gördüğümüz birçok hayvan, doğuştan bazı yeteneklere sahip olduğu halde, güçlü bir akla sahip olmadan hayatını sürdürebilmektedir. Yani özgürlük alanı çok sınırlıdır. Daha az şey bilmek, belki de daha az risk almaktır, daha az koşturmak ve belki daha mutlu bir hayat sürmektir. Bir virüsün ne derdi olabilir ki? Bir virüs, kendisine verilen program dâhilinde, çok sınırlı bir muhakeme gücüyle, hayatını bir şekilde sürdürmektedir. Ancak bu kısıtlı akıl gücü sade bir hayatın devamı için yeterlidir. Hayatını sürdürmek için bir virüs veya bir sinek kadar akıl yeterli iken, bu kadar büyük kapasiteli akıl nimetinin insana yeryüzünde sadece hayatını sürmesi için verilmediği ortadadır.

Bu gelişmiş aklın insana, kâinatı ve hayatı doğru anlaması için verildiği çok açıktır. Peki, kâinatı ve hayatı doğru anlarsak ne olur, neye yarar? Bir şeylere bağlı olmadan daha doğru ve özgürce kararlar almaya yarar. Böylece yaşamamızı sürdürecek hayatla ve çevremizle uyumlu bir düzen “iyi bir dünya” kurabiliriz. Bildiğimiz şeylerden bilmediğimiz bizim için gayb denecek şeylere ulaşmak için bağlar kurmaya yarar. Nerden geldik, ne için geldik nereye gideceğiz gibi hayatın anlamını keşfetmeye yarar. Yoksa bir hayvan gibi iç güdülerimize yüklenen sabit bir program dahilinde robot gibi sürekli ayni hayatı yaşarız. Hiç bir şey anlayıp geliştiremeyiz. İşte bu özellikleriyle, İNSAN HAYATIN ANLAMINI ARAYAN TEK CANLIDIR. Madem hayata kalmak için bu kadar donanımlı olmak şart değilse, bu kadar muazzam yeteneklerimizi, sadece rahat bir hayat sürmek için maddi güç peşinde harcamak, bir virüsten daha aşağı bir davranış değil midir? Virüs gibi diğer canlılar da insan kadar özgür bir seçim gücüne sahip değildir. Bu varlıkların çevreyi ve hayatı öğrenip anlama gücü yetersiz olduğundan seçimleri çok sınırlıdır. Bu sınırlı seçim gücüyle yine çok sınırlı özgürlük olur. İşte bu yüzden kırlarda dilediği gibi başıboş dolaşmak, havalarda uçmak aslında çok sınırlı bir özgürlük düzeyidir.

Kendisine verilmiş beyin gücüyle insan, yeryüzünde en özgür hareket edebilecek yetenekte yaratılmıştır dedik. O halde güçlü bir beyin ve akıl, insan denen mahlûka neden verildi, ne işe yarar? İşte önemli olan bu soruyu sorabilmektir. Yeterli bir akıl gücü veya özgür seçim gücü, belli ki Kur’an’da anlatıldığı gibi aynı zamanda insana verilen büyük bir yük ve sorumluluktur.

Şüphesiz biz emaneti (sorumluluğu) göklere, yere ve dağlara teklif ettik te onlar onu yüklenmek istemediler (bunun hakkını verememekten), çekindiler. Onu insan yüklendi. Gerçekten o çok zalimdir, çok cahildir. Sorumluluğun gereğini hakkıyla yerine getirmemektedir.” (Ahzâb, 72)

Burada kastedilen emanet, geniş yetenekli bir irade-beyin gücüdür. Bu güç insana, hayatı ve varlığı anlama, doğru bilgi elde edip, doğru özgürce seçim yapma yeteneği ve böylece eğriyi doğrudan ayırt etme yeteneği kazandırır. Aslında insana verilen bu emanet ÖZGÜRLÜK’tür. İnsan sahip olduğu  güçlü bir beyin sayesinde bu özelliğe sahip olmuyor mu? Bu yüzden yeryüzünün en özgür varlığı insan değil mi? Ne kadar fazla akıl, o kadar geniş algılama ve bilgi edinme gücü sonunda, o kadar geniş ve bağımsız özgür hareket yeteneği değil midir? Özgürlük doğru bilgi gerektirir. Kur’an’da insanın yaratılışını anlatan Bakara/30-34’te meleklerle imtihanında işte bu gerçek vurgulanmaktadır. Ancak bu güce sahip bir varlığın yeryüzünü kaosa sürükleyip kana bulayacağı da çok açıktır. İnsanın yaratılışında bu gerçeği melekler hatırlatsalar da Yaradan insanın gerçeği anlayıp doğruyu bulabileceğine vurgu yapmaktadır. Bu yüzden insanı yeryüzünde halifesi olarak görmektedir. İnsana bu geniş sorgulama gücü, Kur’an’da belirtildiği gibi doğuştan verilmiş bir yetenektir veya emanetir. Bu yetenekle insana, hayat ve varlık için eğriyi doğrudan, iyiyi kötüden ayırt etme gücü verir. Böylece bu bağımsız sorgulama ve seçme özgürlüğü ise, davranışlarımızda sorumluluğu gerektirir. Bir ormanı yakma bilgisine sahip olan, ormanın sorumluluğunuda yüklenir. Bu sebeple bilgi sorumluluk demektir. Yani yaptığın işin sonucunu bilerek yapmak o işin sonucundan sorumlu olmaktır. Şu an insanlık aleminde de zaten aklı olmayanın/bilgi sahibi olamayanın sorumluluğu da yoktur ve hukuken cezaya çarptırılamaz.

Peki, bilgi edinme kabiliyetinin asıl önemi nedir. Neden böyle bir varlığa ihtiyaç vardır. Şöyle bir düşünelim, bu muazzam mükemmellikte bir kâinat ve onun bir Yaratanı var ama bu mucizevi kainatı ve onun yaratıcısını bilen, anlayan yok. O zaman bu mükemmelliğin ne anlamı var. Var olsa ne işe yarar, yok olsa ne fark eder. İşte insanın asıl gerçeği ve kâinataki önemi bu. İnsan varsa varlık ve hayatın anlamı vardır. İnsanın olmadığı yerde hiçbir şey yoktur. Birisi tarafından bilinmeyen bir varlık fiziken var olsa da, gerçekte yok hükmündedir. Bu yüzden, bilme son derece önemli bir kabiliyettir. Hayatın, varlığın, kâinatın ve bu muazzam yaratılışın ve Yaradan’ın anlamı insan varsa vardır, yoksa hepsi yok hükmündedir. Bu gerçekle, hayat insan içindir, hayat, kainat ve Tanrı’nın insanla bir anlamı vardır. İnsan bu kadar önemli bir varlıktır. İşte bu yüzden insan, eşrefi mahlukattır. Hal böyle olunca neden “yeryüzünde bir halife olmayı hak ettiği” daha iyi anlaşılmaktadır.

O halde kendimiz, toplumumuz ve içinde yaşadığımız çevremize karşı doğru/faydalı olanı seçmemiz/yapmamız gerek. Kâinat hakkında bu kadar geniş bilgi sahibi olmak, bir o kadar kâinataki düzeni koruma sorumluluğu gerektirir. Bu bilgi edinme ve özgürce hareket gücü insana kâinatı talan etme özgürlüğü vermez. Dünyanın en tehlikeli yaratığı keyfince hareket edendir. Hele bir de elinde bilgi gücü varsa.

İnsan hayatın ve varlığın anlamını çözecek tek varlıktır. Yani neden varım ve nereye gidiyorum? Ancak insanın, varlığın anlamını çözmekle, yaratıkların bilgisinden Yaradan’ın bilgisine ulaşabilecek bir donanımda olduğu görülmektedir. Böylece insan, hayatın anlamından, kâinatın bir yaratanı, sahibi ve hâkimi olduğu bilgisine ulaşarak; kendi hâkimiyeti peşinde koşup bozgunculuk yapmadan, sorumluluğunun bilincinde, onun kurduğu düzene uyumlu işler yapma sorumluluğunu taşır.  Madem hayat ve yeryüzü bize bir emanet, o halde bu emanetin sahibinden habersiz yaşamak en büyük sorumsuzluk değil mi? İşte yeryüzünden Yaradan’ın halifesi olma, onun adına kâinata tasarrufta bulunma sorumluluğunu idrak etme, erdemli davranışlarda bulunarak, salih/insan-ı kâmil kul olmak, insanoğlunun varacağı en yüksek mertebe ve bunu idrak etmek, gerçek özgürlük düzeyidir. Bu konuda Allah insanı özgür bırakmıştır. Şeytan bile zorla insana bir şey yaptıramaz.  Tanrı’yı unutanlar egolarının esiri olur, onun esaretinden kurtulanlar ise Tanrı’nın merhametine sığınır ve O’nun halifesi olur. Buna bizi kimse zorlamaz bu tercihi biz, hür irademizle yaparız. İşte akıl sahibi bir insanın en büyük sorumluluğu, bizi özgür kilacak olan bu gerçeği anlayabilmektir.  Bu durum insanı, dünyadaki herhangi bir şeye veya maddi zevklere bağımlı olmaktan kurtaracağı için Egonun esaretinden insanı kurtaracak bir anlayıştır.  Eğer bu güçteki bir insan yaradanını idrak edemese halifenin, tanrısının tahtına oturacağı çok açıktır.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 2 yorum yapıldı
Muhteşem
Eyvallah hocam Allah razı olsun çok güzel.ömrüne ve ilmine bereket
Yorum Ekleyen: Musafa Yıldız     20.05.2023 09:44:13
Muhteşem yazı
Muhteşem yorum
Yorum Ekleyen: Onur Bilir     18.05.2023 16:23:20

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya