Misyon adamı olmak…
MAKALE
Paylaş
28.09.2023 16:58
1 yorum
691 okunma
Av. Sabri Turhan

En son Kırmızı Pazartesi’yi okudum. Gabriel Garcia Marqunez’in kitabı Nobel Edebiyat Ödülü almış.

Kitap aslında ;işleneceği  kesin olan bir cinayeti herkesin  bilmesine rağmen ,kimsenin bunu önlemek için çaba harcamamasını anlatıyor.

Kitap başarılı. Değilse, zaten Nobel Ödülü alamazdı. Ancak ben, cinayeti ve etrafındaki insanları anlatacak değilim. Yani kitap analizi yapmayacağım.

Bazen bir iş olur, insanın kanına dokunur. Vatanseverlik ve milliyetçilik duygularına ağır gelir olanlar.

Burada ülkenin bir evladı olarak içiniz kanar. Ancak bir yazı yazarak içinizin soğuyacağını  sanırsınız.Bu, tek tesellinizdir. Çünkü gereğini yapacaklar başkalarıdır.

Kırmızı Pazartesi’nde Latin Amerika’da herkeste genel bir kanaat haline gelmiş bir söz varmış: Kötü bir iş olduğunda; ”Bunu Türkler yapmıştır ” denirmiş. Bu ifade, kitapta bir kaç yerde geçti.

Yazarın anlattığına göre; “..bu kötü işleri yapanlar Türklerdir” dedikleri Türkler,” El Turko”lar imiş.

El Turko’lar, yıllar önce Osmanlı bakiyesi ülkelerden Latin Amerika’ya göçmüş insanlar. Çoğu insanlıktan ve müslümanlıktan çıkmış, Katolik olmuş ,kendini inkar etmiş, evrensel kurallara da adapte olamamış insanlar bunlar.. Bulundukları ülkelere uyum sağlayanlar da var tabii. İyileri tenzih ediyoruz. Ama, böyle kötü bir imaj yaygınsa, kötüler çoğunlukta demektir.

İnsan, bulunduğu yeri temsil etmeli. Mensup olduğu milleti, kültürü ve medeniyeti..Bu, aynı zamanda asaletini korumaktır. Bir insan kendi ülkesini ve kendi kültürünü temsil edemiyorsa dejenere olmuş demektir. İnsan kendine;”.bak bunlar Türk. Türkler mert, iyiliksever ve temiz  insanlardır. Herkese yardım etmek bunların şiarıdır. Dürüst, kimseye kötülük düşünmeyen, hakkı tutan, hakkı yerine getiren insanlardır Türkler” dedirtebilmeli..

Ama bakıyoruz, Latin Amerika’da bizi kimler temsil etmiş? Veya, kimlerin bizi temsil ettiği sanılmış?

Hariciyenin bunda kusuru yok mu? Türk denince El Turko’lar  hatırlanmamalı idi. Onların kötülüğü bize yamanmamalı idi.. Oradaki dış temsilcilerimiz veya orada yaşayan diğer Türkler,ne yapıyor?

Hariciyemiz demişken, dış ülkelerde, hemen hemen 208 ülkenin hepsinde temsilciliklerimiz var. Bazılarında birden fazla şehirde 2.derecede  konsolosluk derecesinde de temsilcilikler var, Büyükelçiliklerden başka...Bunlar Türkiye’yi tanıtacak resmi kurumlar. Resmi kurumlarımız, Türkiye denince neyin hatırlanması gerektiğini idrak ederek çalışacak. Ülkenin tanıtılmasını da yapacak, Resmi kurumlar, sadece oralardaki Türk vatandaşlarının  resmi işlerini yapmayacak. Büyük bir misyon yüklenecek . Tabi,  oralarda yaşayan diğer Türk vatandaşlarına  da iş düşüyor. Onlar da ülkenin adını yükseltecek misyonlar alacak. Kendilerini  fahri bir misyoner gibi görecekler .Türkiye hakkında iyi profil çizilmesine katkıda bulunacaklar.

Dış ülkelere 1960’dan sonra, özellikle Almanya’ya giden vatandaşlarımız, temizlik konusunda bu imajı koruyamadılar. Toplu bulunulan yerlerde, garlarda ve tren istasyonlarında yerlere tükürmeler, burun temizlemeler, yani sümkürmeler  diğer insanları, Almanları tiksindirdi. Almanya’da garlara  Türkçe “Yerle tükürmeyin” diye afişler asıldı o zamanlar... Bu, bizim ayrı bir ayıbımızdı. Almanya’da Türkçe afiş…Düşünün vahameti.. İnsanımızı eğitmek ayrı bir konu  tabii..

Bizde  dışarıya  büyükelçi  düzeyinde ilk atama Fransa’ya yapıldı.28 Mehmet Çelebi, Fransa’ya gideceğinde, Fransa’nın belli başlı şehirlerinde  büyük bir heyecan oldu. Türk görmek, onları tanımak, tarzlarını öğrenmek, yaşayış şekillerini iyi tanımak Fransızları heyecanlandırdı.28 Mehmet Çelebi,ilkin Tolon limanına  geldi gemi ile..Türk heyeti gemiden inerken binlerce  Fransız alkışlarla karşıladı heyeti. Bu, Türklere  karşı bir ön yargı olmadığının, onları kabulün belirtisi idi.

Tolon’dan araba ile Paris’e geçildiğinde de aynı heyecan görüldü. Paris’e varılışın ilk günleri Ramazan ayına denk geldi.28 Mehmet Çelebi Fransız bürokrasisine ve vatandaşlarına 30 gün iftar yemeği verdi İnsanlar, Türk görmenin yanında,  Türk mutfağını tanıdı. Türklerin yemek yeme adabını, ikramda bulunmayı, “hayır yapmayı” gördü. Bu, Fransa’da Türkleri tanıma konusunda büyük bir fırsat oldu. Aynı merasim gelecek yıl da devam etti. Fransızlar bizi 1.elden tanıdı.

Doğrusu bu idi. Kendimizi 2.elden tanıtırsak, Latin Amerika’daki  gibi olur dermişim…

Ülkenin iyi tanıtılmamasının müsebbibi oralardaki dış temsilciliklerdir. En azından Latin Amerika’daki El Turkolar için ”onlar Türk değildir. .Bazen ihanetle, bazen  büyük devletlerin hesabı ile bizden ayrıştırılmış  insanlardır bunlar “denebilse idi.. Hala da denebilse geç kalmış olmayız. Bunu hem resmi temsilcilerimiz hem de oralardaki diğer Türk vatandaşları  yapabilirdi.

Latin Amerika’da  kitaplara kadar geçmiş bir konu ciddidir. Bir söylenti değildir. Oralardan  gelen bazı insanların anlatımıdır bu aynı zamanda.. Bu konuda esaslı  çalışma yapmak gerekir. İnsanımıza bir misyon adamı  olma şuuru vermeliyiz.

Yapılacak çok iş var, çook ...

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Toplam 1 yorum yapıldı
Mişon.
On sene dışarı görev yapmış biri olarak konunun önemine inanan bir insanım.Gidilecek ulkeye onun dilini iyi bilen,yorulmak bilmeyen aktif elemanlar göndermeli.1960 larda Amerikan barış gönüllülerinin nasıl calistiklarini bilenlerdenim. Yazınızı zevkle ve üzülerek okudum.Kaleminize ve kalemi tuta tutan elinize sağlık.
Yorum Ekleyen: M.Faruk isla.oglu     29.09.2023 13:18:48

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya